1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:22
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ahmet Altan KUM SAATİ 09.06.2009
Ahmet Altan
Korsan Partisi ve Türkiye
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ahmet Altan - Korsan Partisi ve Türkiye Ahmet Altan - Korsan Partisi ve Türkiye Ahmet Altan - Korsan Partisi ve Türkiye Ahmet Altan - Korsan Partisi ve Türkiye Ahmet Altan - Korsan Partisi ve Türkiye Ahmet Altan - Korsan Partisi ve Türkiye Ahmet Altan - Korsan Partisi ve Türkiye Ahmet Altan - Korsan Partisi ve Türkiye
Ahmet Altan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Bu devlet başından beri mi böyleydi yoksa yolun bir yerinde mi sapıttı tam bilmiyorum ama kadroları ve gittikçe sırıtan saçmalıklarıyla bu devlet topluma yük.

Bir devletin en yüce mahkemesi olan Yargıtay’ın başsavcısının konuşmasını geçen gün dinledik.

Başsavcı öyle bir konuşma yaptı ki mantığın, aklın, zekânın bizim devlet görevlileri için hiçbir önemi olmadığını gösterdi.

“Laiklik konusunu gündemden düşürmek için ekonomik kalkınma öne çıkartılıyormuş,” söylediği bu.

Ne laikliği biliyor, ne muhafazakârlığı biliyor, ne ekonomiyi biliyor, ne de hukuku biliyor.

Zaten bildiğini iddia eden, bu sözleri savunan kimse de çıkmadı.

İyi de, bu adam Yargıtay Başsavcısı.

İnsanların hatta ülkenin kaderi hakkında kararlar veriyor.

Parti kapatma davaları açıyor.

Böyle biri o makama nasıl geldi?

Nasıl bir devlet yapısı, nasıl bir devlet mekanizması bu düzeydeki birini o mevkilere çıkartır?

Bu devlet, bu toplumun çok gerisinde.

Ayağımıza takılı bir pranga gibi.

Devletin gücünü, kendi mantıksızlığına alet eden bu görevliler yüzünden Türkiye her attığı adımda çelmeleniyor.

Gelişmişlikle Türkiye arasında bu insanlar duruyor.

Ve, biz hayatımızı anlamsız tartışmalarla geçiriyoruz.

Bu devletle hiçbir şey yapamayız.

Devlet görevlilerinin düzeyini yükseltmek, bilgiyi, mantığı, zekâyı devlet için de önemli hale getirmeliyiz.

Devlet görevlilerinin “saçmalama” özgürlüğünü bu insanların elinden almalıyız.

Devlet darmadağınık bizde.

Genelkurmay Başkanı da, Poyrazköy’de bulunan silahların “orduya ait” olmadığını söylemişti.

Dün Star gazetesi, bu silahların çoğunun orduya ait olduğunu belgeledi.

Elindeki silahların envanterini bilmeyen, hangi silahların kaybolduğunu takip edemeyen bir ordu.

Bu ordunun başındaki general de bize “terörle yaşamaya” alışmamız gerektiğini söyleyerek Kürt sorununun çözüm ihtimalinin olmadığını vurguluyor.

Devletin zirvelerinde, sorunların çözümünü değil aksine iyice çoğalmasını isteyen insanlar dolaşıyor.

Gelişmek, kalkınmak, toplumun mutluluğu, barış, zenginlik umurlarında değil.

Halkı “köleleri” gibi görüyorlar ve bizim bu kanlı çıkmazın içinde debelenmemizi istiyorlar.

Ya gerçeklerden ve hayattan tümüyle kopuklar...

Ya da bu ülkeye tümden düşmanlar.

Bilinçli bir “düşmanlık” beslediklerini sanmam, galiba hayatı hiç anlamıyorlar, çağı kavramıyorlar, gerçekleri görmüyorlar.

Ülkeyi de gerçeklerden kopartmaya uğraşıyorlar.

Onların yüzünden biz de “hayatın” ne olduğunu göremez hale geldik.

Halbuki yeryüzünün başka yerlerinde “başka” bir hayat yaşanıyor.

İsveç’te yeni bir parti kuruldu.

Korsan Partisi.

Ve, bu parti Avrupa Parlamentosu’na üye soktu seçimlerde.

Partinin programı ve amacı ne biliyor musunuz?

İnternet özgürlüğünü ve internetteki bilgilerin, müziklerin, görüntülerin serbest paylaşımını sağlamak.

Artık dünya siyasetinin konuları değişiyor.

İnternet amaçlı partiler kuruluyor, bu partiler taraftar buluyor, seçimlere katılıyor, kazanıyor.

Başka bir hayatın partileri bunlar.

Biz ise hâlâ “laikliği”, Kürt sorununu, ekonomik kalkınmanın tehlikelerini, topraktan çıkan silahların sahibini tartışıyoruz.

Ormanda unutulmuş “kurt çocuk” gibiyiz.

Birtakım tuhaf sesler çıkartıyoruz.

Ne söylediğimizi, ne dediğimizi, ne istediğimizi kimse anlamıyor.

Böyle bir devletle ve böyle devlet görevlileriyle bizi anlamaları da mümkün değil.

Hapishanede işkenceyle adam öldürüp sonra diğer mahkûmlara “sizin de sonunuz onlar gibi olur” diyen müdürler de, insanları enselerinden vuran subaylar da, daha sonra avukatlığa geçen ve “Kürtlerin ölmesini istemek fikir özgürlüğüdür” diyen eski yargıçlar da, ekonomik kalkınmayı laikliğin düşmanı sanan başsavcılar da, kendi silahlarının envanterini bilmeyen generaller de bu devletin içinde.

Bu kadrolarla bu devlet çağa nasıl ayak uyduracak, değişimi nasıl algılayacak, Bilgi Çağı’nın ne anlama geldiğini, evrensel hukukun önemini, özgürlüğü nasıl anlayacak?

Kendileri anlamadıkları gibi “anlayanları” da hain sanıyorlar.

Bu devlet kendi kendini değiştiremez.

Onu biz değiştireceğiz.

Bunun ilk adımı da devlet görevlilerinin tuhaflığını görmemiz ve göstermemiz.

Bıkmadan, usanmadan, buna karşı çıkmanın bile saçmalığın bir parçası olmak anlamına geldiğini bilmenin sıkıntısına kapılmadan, gerçekleri söyleyerek yapacağız bunu.

Başka da bir çaresi yok gibi gözüküyor.

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Başörtüsü - 02.09.2010
  2. Mantık - 01.09.2010
  3. Aleviler - 31.08.2010
  4. Yargısız - 29.08.2010
  5. Çatlarken - 28.08.2010
  6. Fethullahçılar ve Avcı - 27.08.2010
  7. Siyasetin güzelliği - 26.08.2010
  8. Anayasa ve Apo - 25.08.2010
  9. Maksatlı ve manipüle edici... - 24.08.2010
  10. Genelkurmay açıklaması - 22.08.2010
  11. Bölünmek - 21.08.2010
  12. Sorun - 20.08.2010
  13. Faili meçhuller ve Ergenekon - 19.08.2010
  14. Ey siz sahipsizler... - 18.08.2010
  15. Devlet - 17.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Korsan Partisi ve Türkiye - Ahmet Altan
03.09.2010 06:22:05