Biz önce generallerden başlayalım.
Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ “Balyoz planıyla” ilgili konuştu ama doğrusu ben ne dediğini gene pek anlamadım.
Bu planı araştırıyorlarmış.
Ben öyle “muğlâk”, ortadan konuşmaları sevmem, öyle de konuşmam, netlikten, açıklıktan yanayım.
Birinci Ordu’da hazırlanan “darbenin” cami yakmak gibi korkunç planlarının “harekât emirleri” var, bu emirleri hazırlayan subayların isimleri var, bu harekâtta görevlendirilen personelin isimleri var ve bu emrin yazıldığı “bilgisayarın” kimliğine ait bilgiler var.
Biz bu harekât emrini ve içindeki isimleri açıkladık.
Böyle başka planlar da bulunuyor, onlarda da “görevlendirilmiş” personelin isimleri yazılı, onların da çıktığı bilgisayarlar belli.
Genelkurmay’ın elinde bu harekât planları yoksa verelim.
Varsa kendileri baksınlar.
O harekât planlarında isimleri yazılı olan subaylar sağ, bir kısmı hâlâ görevde, çağırıp onları, sorsunlar.
Ya diyecekler ki “bu planlar maalesef hazırlanmış, sorumlularını yargıya havale ediyoruz”.
Ya da diyecekler ki, “o planları o subaylar hazırlamamış ama Birinci Ordu’daki bütün bilgisayarlara girilmiş, ayrı ayrı bilgisayarlarda ayrı ayrı emirler yazılmış ama ne Birinci Ordu ne de Genelkurmay, harekât bölümlerinin, komutanlarının, subaylarının resmî bilgisayarlarının başkaları tarafından ele geçirildiğini fark edebilmiş.”
İki ihtimal var, ya Birinci Ordu darbe planı hazırladı ya da Birinci Ordu “düşmanlar” tarafından gizlice zaptedildi ama kimse fark edemedi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.