Elbet bir gün barış gelecek.
Ama açık ki “o gün” bugün değil.
Uzun bir süreliğine barış bu diyarları terk etti.
Yazı ömrünün büyük bir kısmını “barış içinde eşit ve özgür” bir hayatımız olsun diye harcamış, bunun için uğraşmış benim gibi insanların, artık hayatlarının sonuna yaklaşırken savaşın galibiyetini görmeleri, hele bunu kabullenmeleri çok kolay değil.
Ama gerçek de karşımızda duruyor.
Elli kiloluk bir bombayla “çok sayıda ölümü garantiye” alacak bir tuzak hazırlayıp, 12 insanı öldüren PKK’nın savaş istediği çok açık.
Böyle bir saldırının yaratacağı sonuçları, bu ölümlerin Türkleri nasıl etkileyeceğini görmemiş olmaları imkânsız.
Savaşın tırmanmasını, şiddetlenmesini istiyorlar, PKK savaşı böylesine arzuyla talep ederken barış ihtimali de ortadan kalkıyor.
“Silahla bir sonuç alınamayacağını” daha iki yıl önce PKK komutanları bizzat bana söylemişlerdi, bu iki yılda ne oldu da “silahla bir sonuç alınacağına” inandılar bilmiyorum.
Ama iki yıl önce söyledikleri, bugün söylediklerinden daha doğru ve daha gerçekçiydi.
Bu, kimsenin kazanamayacağı bir savaş.
Savaşı tırmandırmak hiç bir çözüm getirmeyecek.
Bunu yaşayan herkes görecek.
Dün Karayılan’ın bir açıklaması düştü internet sitelerine, “Savaş ilan ederiz, ortalık cehenneme döner” diyordu; Karayılan ya dünkü saldırının devlet tarafından “bir savaş ilanı” olarak kabul edildiğinin farkında değil ya da o konuşmayı yaparken bu saldırıyı bilmiyordu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.