Eğer Kürt meselesinin, silahsız biçimde “siyasetle” çözümlenmesinden yanaysanız Leyla Zana’nın söylediklerine kulak verin.
Tabii, siyasetten anladığınız “sadece Türk milliyetçilerinin yıllardır ezberlediği klişeleri tekrarlamak” değilse.
Çünkü Kürt meselesi “siyasetle” çözülecekse, Türk milliyetçilerinin alışkın olmadıkları, hoşlanmadıkları konular da konuşulacak.
Zana, bir “referandum” yapılmasını istiyor.
Kürtlerin “özerklik, federalizm ya da bağımsızlıktan” birini seçebileceğini, bunu seçme hakkına sahip olduklarını söylüyor.
Bir çözüm arıyor ve çözümü “silahta” değil siyasette arıyor.
Ortaya bir de öneri koyuyor, “Kürtlerin ne istediğini Kürtlere soralım” diyor.
Bir Kürt siyasetçisi, siyasi bir taleple çıkıyor ortaya.
Peki, Türk siyasetçisi ne cevap veriyor?
CHP’den Muharrem İnce’nin bu siyasi talebe cevabı tek kelimeyle “silah”.
“Ayrı devlet kuracağız diyorsan, Türkiye Cumhuriyeti masa başında kurulmadı, savaş meydanlarında kuruldu. Bedelini ödersin, gelir alırsın.”
“Savaşırsın” diyor.
Diyor ama anladığım kadarıyla CHP milletvekili tam ne söylediğini bilmiyor.
Sanırım, “savaş meydanlarında kazanıldı” derken kastı, Ege’de, Antep’te, Urfa’da “işgalci güçlerin” geri püskürtülmesi.
İnce’nin Kürtlere önerisi, “işgalcileri” silahla püskürtmesi, ancak ondan sonra devlet kurması mı?
İnsan böyle alelusul, ezberlenmiş klişelerle konuşunca lafın nereye gideceğini de pek düşünemiyor anlaşılan.
Yazının devamını okumak için tıklayın.