Belki yanılıyorum ama biz siyasi tartışmalarımızı “insanların nasıl daha iyi yaşayacağı” üzerine değil de “nasıl insanların birbirine gücünü kabul ettireceği” üzerine yapıyoruz.
Mesela “özerk bölgeler insanların daha iyi yaşamasını sağlar mı sağlamaz mı” olmuyor “özerklik” tartışmasının merkezi.
Merkez, “Kürtler özerk bir yönetim kurabilir mi kuramaz mı” oluyor.
Böylece “özerk yönetimlerin yararları ya da zararları” konusu bir kenara gidiyor.
Halbuki bu önemli bir tartışma.
Merkezî bir yönetim mi, yoksa güçlü yerel yönetimler mi?
Hangisi daha iyi?
Doğrusu ben “Ankara’nın Türkiye’yi yönetebildiğini” pek sanmıyorum.
Konunun uzmanları benden çok daha iyi bilecektir ama “özerk” bölgeler “paranın” daha iyi kullanılmasını sağlar.
Belediyeler vergilerin önemli bir bölümünü toplar, “merkeze” bir bölümünü aktarır ama kalanı ile kendi bölgesindeki hizmetleri ve yatırımları karşılar.
Eğitimi, sağlığı, ulaşımı çok daha kaliteli bir hale getirebilir.
Ben bir “Marmara Özerk Bölgesi” olmasından yanayım doğrusu.
Osman Baydemir gibi özerklik meselesinin en önemli kısmı” bayrak” değil benim için.
Marmara’da bir bayrağımız olmasa da olur ama olacaksa bir bayrak önerim de var.
Erguvan rengi bir bayrak üzerine beyaz bir zambak resmi.
Biraz Ortaçağ bayraklarına benziyor ama Doğu Roma ve Osmanlı İmparatorluklarının merkezine de böyle bir bayrağın daha çok yakışacağını düşünüyorum.
Yazının devamını okumak için tıklayın.