Bizim “sarsıcı” haberler uzmanı Mehmet Baransu elinde haberle geldi.
Çok kuşkulu bir kazada ölen Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinde bulunan dört kişi NTV tarafından, helikopter düşmeden önce yüzlerce defa aranmıştı.
Telefon dökümleri elimizdeydi.
Bu açıklanması gereken tuhaf bir durumdu.
Bir televizyon kanalı, “düşecek” bir helikopteri, o helikopter düşmeden ve düştüğü hakkında bir bilgi edinilmeden önce neden bu kadar çok arıyordu?
Baransu’nun konuştuğu iki uzman, uzaktan telefon çağrısıyla helikopterin, yüksekliği gösteren cihazlarının bozulabileceğini iddia ediyordu.
“NTV’yi aradın mı” dedim.
“İki kere aradım, sizi arayacağız dediler ama henüz aramadılar” dedi.
Haber ciddi bir haberdi, telefon kayıtları, helikopterin kalkış saatini belirten Meclis Raporu elimizdeydi ama gene de NTV’ye bunu bir sormamız gerekiyordu.
Bizim ilk aklımıza gelen, “birinin NTV’nin santraline girip oradan sinyal göndermiş” olabileceğiydi.
Yasemin Çongar, NTV’nin yöneticisi Cem Aydın’ı aradı.
Yerinde yoktu.
Önemli bir haber için aradığını söyleyip not bıraktı.
Böyle bir haberi NTV’den kimseye sormadan veremezdik.
Bir açıklaması olmalıydı bu telefonların.
Yayıncılık grubunun en tepesindeki yönetici olan Erman Yardelen’i bu sefer ben aradım.
Yardelen’i yıllarca önce NTV’ye konuşma yapmak için gittiğimde tanımıştım, zarif, hoş bir insandı.
Ben aradığımda Almanya’daydı ama her zamanki nezaketiyle Almanya’dan bağlandı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.