Peki, neydi o afur tafur, “İstanbul’daki sorgulamalardan rahatsızız, onun için bütün orgeneraller burada toplandık” açıklamaları, gerginlikler, “darbe olacak” söylentileri, Çankaya zirveleri?
Askerî savcılığın görevlendirdiği bilirkişi, “Balyoz Darbe Planı’nın” varlığını kabul etmiş.
Sabah gazetesinin verdiği haberi dün sivil savcılık da doğruladı.
Darbe planlarının varlığını askerî bilirkişi kabul ettikten sonra Genelkurmay neden rahatsız oluyor?
Ordunun bünyesinde böyle darbe planlarının hazırlanmasından rahatsızsa niye “soruşturmadan” rahatsız olduğu duygusu uyandıracak bir açıklama yapıyor?
Neden kendi içinde soruşturma açtırıp suçluları ortaya çıkarmıyor?
Zaten Ankara’da yaşananların tümünde bir tuhaflık ve anlamsızlık var.
Genelkurmay’da orgenerallerle oramirallerin toplanıp “yargıya müdahale” anlamına gelecek bir bildiri yayınlamaları da, Başbakan’ın, kendisine bağlı bir devlet görevlisiyle “zirve” düzenlemesi de garip davranışlar.
Ortada bir darbe planı varsa, bu planın belgeleri bulunuyorsa, bu belgelerin gerçekliği bilimsel olarak kanıtlanıyorsa, artık öyle açıklamalarla, zirvelerle yargıya müdahale edemezsin.
Balyoz Planı’nın saklanabilecek bir yanı yok.
Eldeki belgeler durumu açıkça ortaya koyuyor.
Korkunç planlar çıktı o darbe planının içinden.
Kendi camimizi bombalamak için “harekât emirleri” yazıldığı, subaylarla astsubayların bu iş için görevlendirildiği belgelendi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.