Neşe Düzel’in Bengi Yıldız’la yaptığı söyleşi bence tarihe geçecek.
Düzel, Yıldız’la yaptığı konuşmada uzun zamandır tartışılan “özerklik” meselesini somuta getiriyor.
Özerklik konusundaki “somut” gerçeklik ise koskoca bir boşluk...
Yıldız’ın “özerklik” meselesini anlatmak için “iyi” bir isim olmadığını söyleyenler var.
Eğer o “iyi bir isim değilse” BDP’liler neden onu iki seçim arka arkaya aday gösterip, DTK’ya temsilci olarak gönderdiler?
Sorun Yıldız’la ilgili değil.
Ben size çok net söyleyeyim, PKK’dan, KCK’dan, DTK’dan, BDP’den kim “iyi” isimse o gelsin, Neşe’nin sorduğu soruların aynısına, üstelik o soruları da iyice çalışıp cevap versin.
O sorulara “somut” biçimde cevap verebilecek bir tek kişinin bile çıkabileceğini sanmıyorum.
Çünkü ortada, sağlam bir zemine dayanan “somut” bir plan yok.
Yıldız’ın “sınırlarını” çizdiği “Kürdistan” bölgesindeki 23 ilin seçim sonuçlarına baktık.
Bunlardan yedi tanesinde BDP’li bağımsızlar birinci parti, “Kürdistan’ın” geriye kalan 16 ilinden 14 tanesini AKP kazanmış, birer ili de CHP ile MHP almış.
BDP’lilerin birinci parti olduğu bu yedi ilden de sadece beşinde oyları yüzde elliyi geçmiş.
Anlayacağınız, “özerklik” ilan etmek için ortaya koyulan “yüzde elliden fazla oy” tarifine uyan sadece beş il var Kürdistan’da.
Bizzat Yıldız’ın sınırlarını çizdiği Kürdistan bölgesinin “dörtte birinden bile az” bir rakam bu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.