Tuhaf bir gündü dün.
İtalya’nın kredi notunun düşürüldüğü sırada, Türkiye’nin yerel para cinsinden kredi notu yükseltilmişti.
Amerika’nın bile kredi notunun düşürüldüğü bir kriz ortamında Türkiye yeryüzünde olağanüstü bir ekonomik başarının temsilcisi olarak duruyordu.
Böylesine zor bir zamanda böylesine müthiş bir başarı gösteren ülkenin başkentinde, üstelik de o başarının tescil edildiği gün bir bomba patladı.
Üç ölü, otuzdan fazla yaralı.
Parçalanmış gencecik insanlar.
Bütün dünya ajanslarının birinci haber olarak geçtiği bir felaket.
Henüz bu alçaklığı kimin yaptığı, bir okulun tam karşısına ve şehrin göbeğine kimin bomba koyduğu bilinmiyor.
Şimdilik bilinen, patlayan aracı oraya üç kişinin park ettiği ve uzaktan patlattığı.
İlk ve
“olağan” şüpheli elbette PKK.
Ama PKK’nın basın sorumlusu, İngilizce yayın yapan bir internet sitesine,
“bombayı biz koymadık” dedi.
Daha önce de benzer bazı saldırılarda PKK
“biz yapmadık” demiş, ardından TAK denen örgüt
“ben yaptım” diye ortaya çıkmıştı.
TAK’ın PKK’dan başka bir şey olduğuna inanan biri var mı bilmiyorum ama varsa da ben onlardan biri değilim.
Üstlenilmeyecek kadar rezilce saldırılarda TAK, PKK’nın kullandığı bir maske.
Saldırının PKK’nın eseri olduğu anlaşılırsa sanırım bu rezillik PKK’nın bundan sonraki geleceğini derinden etkiler.
Bir hata yapmamak için olayın netleşmesini beklemek daha akıllıca bence.
Yazının devamını okumak için tıklayın.