Hiç öyle “ayıptır” falan demem, yazının girişine “ben demiştim” lafını mıh gibi çakarım.
Çünkü “benim söylemem” önemli değil ama İstanbul’da oturan bir adamın aylar önce görüp yazdığını Kandil’deki PKK yönetiminin görememiş olması çok önemli.
Apaçık görünen gerçekleri göremeyen bir körlük, bir de emrinde olağanüstü büyük bir servet ve binlerce silahlı adam varsa, bu ülkede yaşayan Kürt Türk herkesin başını belaya sokar.
Apo, “Müzakerelerde anlaşma noktasına geldik, Kürt tarihinin en büyük anlaşmasını imzalayacağız, devrimci halk savaşına gerek kalmadı” deyip çatışmaların durdurulmasını istemesinin hemen arkasından PKK yönetimi, bu sözlerin tam tersini yapıp çatışmaları şiddetlendirmeye başlayınca, “Bu seferki savaş daha önceki savaş gibi olmaz” diye yazmıştım.
Savaşın eskisi gibi olmayacağı çok açık belliydi.
Otuz yıllık savaşta defalarca “şike” yapan, kendi askerlerini göz göre göre feda eden bir ordu suçüstü yakalanmış, aklını “sivil iktidarı” devirmeye takmış generaller cezalandırılmaya başlanmıştı.
Savaşın bundan sonraki kısmında daha önce Dağlıca’da, Aktütün’de, Hantepe’de görülen “şike” olaylarına rastlamayacağımız, mevzilerin baskına açılmayacağı, hata yapanın hatasının bedelini ödeyeceği gün gibi gözüküyordu.
Dünyanın en lagar ordusu bile “şike” yapmadığı zaman elindeki Heron’larla, uydularla, termal kameralarla, istihbaratla, teknolojik donanım ve kalabalık kadrolarla karakollarını baskınlara karşı korur.
“PKK dağlarda eski rahatlığı bulamaz, savaşı şehirlere taşımak zorunda kalır” demiştim.
Yazının devamını okumak için tıklayın.