Bu ülkenin gerçekleri gerçekten ürkütücü.
“Kör” bir medyayla yaşamak bu gerçekleri görmekten kurtarıyor insanları, “bilmemenin” o karanlık huzuruna gömülüyorlar ama o “huzur” bir devletin ve toplumun çöküşünü taşıyor içinde.
Şimdi o çöküntünün hangi boyutlara ulaştığına dehşetle tanıklık ediyoruz.
Görmezden gelinen “çürüme” almış başını gitmiş.
Devlet, “diş” gibidir çünkü...
Çürümeye başladığında kendi kendine iyileşmez, siz aldırmadıkça o çürüme daha derine işler, daha büyür, acı vermeye başlar.
Mutlaka bir tedavi, bir temizlik gerekir.
Darbe hazırlamak suçuyla tutuklanan Birinci Ordu’nun eski komutanı dün bir mektup yayınlayarak, eski Genelkurmay Başkanı’yla arasında geçen bir konuşmayı açıkladı.
Genelkurmay Başkanı, Ordu Komutanı’na sormuş:
“Darbe mi hazırlıyorsun?”
Bunu sorduğuna göre bazı “bilgiler” ulaşmış kendisine.
Zaten o dönemin MİT Başkanı da bazı gazetecilere “Birinci Ordu’da darbe hazırlandığını” söylemişti.
Birinci Ordu Komutanı ise, gene kendi mektubunda açıkladığına göre, “nezaket dışına çıkarak” cevap vermiş Genelkurmay Başkanı’na.
Bu da “disipliniyle övünen” Türk Ordusu’ndan başka bir ürkütücü sahne.
Ordu komutanları, genelkurmay başkanlarının karşısında “nezaket dışına” çıkarak konuşabiliyorlar.
Ast üst, hiyerarşi, disiplin hatta nezaket kalmamış.
Kendi içinde disiplinini sağlayamamış, darbe hazırlıkları ve söylentileriyle lekelenmiş, Ordu Komutanı’nın Genelkurmay Başkanı’na “posta koyabildiği” sekiz yüz bin kişilik silahlı bir gücün nasıl tehlikeli bir yapı olduğunu kestirmek çok zor değil.
Yazının devamını okumak için tıklayın.