Bugün günümün önemli bir kısmını mahkemede geçirdiğim için yazı yazacak bir zamanım olmadı.
Onun için izninizle, Başbakan Erdoğan’ın suç duyurusuyla açılan mahkemede yaptığım savunmamı yayımlıyorum.
Böyle mahkemelerin ve böyle savunmaların olmayacağı bir Türkiye’ye kavuşacağımızı umuyorum bir gün.
Ama şimdilik hâlâ yazarların ve gazetecilerin düşüncelerinden dolayı yargılandığı bir ülkede yaşıyoruz.
Onun için belki de bir mahkeme savunmasını yayımlamak, ülkenin durumunu anlatmak için en gerçekçi yol oluyor.
***
Sayın Yargıç,
Beni buraya, hapse atılmamı isteyerek gönderen adam, bu ülkeye çok yararlı hizmetleri olmuş, değerli bir adamdır.
Kendisi de sıkıntı çekmiş, yargılanmış, hapis yatmış biridir.
Benim hapsedilmemi isteyen adam, bu ülkenin başbakanıdır.
Çeşitli acılar, zulümler, düşmanlıklar, yenilgiler görmüş, hepsinin altından kalkabilmiş bir adamdır.
Ne yazık ki yenilgiler karşısında güçlü duran nice insan, zaferlerin ağırlığını taşıyamamış, sarsılmış, yolunu şaşırmış ve kendi galibiyetiyle yaralanmıştır.
Benim hapsedilmemi isteyen bir zamanların mahkûmu, şimdinin başbakanı da kendi galibiyetinin yaralarını taşıyor bugün.
Bir zamanlar şiir okuduğu için sistemin efendileri tarafından hapsedilmiş bir kurbanın, kendisi iktidara geldiğinde yazarların hapsedilmesini isteyen birine dönüşmesi, o adamın geçtiği yollarda yaşadığı yenilgilerden değil, zaferlerden dolayı yolunu şaşırdığını gösterir.
Bugün bu gerçek, bu davanın kendisinden de, benim hapsedilmemden de daha büyük bir önem taşıyor, çünkü bu başbakan yeni bir zafer kazanmaya hazırlanıyor.
Taşımakta zorlanacağı yeni bir zaferi daha olacak.
Ben, bunun bedelini, başta kendisi olmak üzere bütün ülkenin ödemesinden çekindiğim için kendisini uyarmak istedim.
Bugün benim burada yazdığım bir yazıdan dolayı sanık sandalyesinde oturmama yol açan mesele, Başbakan’ın bir heykel hakkındaki haksız, yersiz, haddini fevkalade aşan bir hüküm vermesiyle başladı.
Kars’taki bir heykele “ucube” diyerek, yıkılmasını istedi.
Kendisi hakkında yazılmış bir yazı karşısında gösterdiği tepki, o yazıyı yazanın hapsedilmesini istemek olacak kadar kendisini önemseyen biri, bir başkasının eseri hakkında bu kadar rahatça aşağılayıcı sözcükler kullanabiliyorsa ve bunu doğal buluyorsa, o adam kendisini kutsallaştırmaya, başkalarını ise saygıyı hak etmeyen insanlar olarak görmeye başlamış demektir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.