Asteriks’in Romalılar için söylediği o ünlü söz bugünlerde gene aklımdan çıkmıyor, “Deli bu Romalılar”.
Ben de olup bitenlere bakıp bakıp Asteriks gibi söyleniyorum:
“Deli bu Türkler.”
Önce Artvin’de biri üniversite sınavlarında bir “şifre” bulduğunu söyledi.
Sonra, o “şifrenin” yalnızca basına dağıtılan kopyada geçerli olduğu, öğrencilere dağıtılan kitapçıklarda işe yaramadığı anlaşıldı.
Normalde olayın bitmesi gerekmez mi?
En fazla, “Neden basına böyle bir kopya dağıttınız ve durduk yerde böyle bir sorun yarattınız” diye sorulur, bu işi kimin yaptığı araştırılır.
Hayır, öyle olmadı, “O şifre geçerli değil ama başka şifre var,” dediler.
Televizyonlara “şifre” uzmanları çıktı.
Çeşit çeşit şifre teorileri ileri sürüldü.
Dün gazeteye geldim, bizim çocuklar “Yeni bir algoritmik şifre bulundu” diye ellerinde rakamlarla beni karşıladılar.
Haydi, tutuyor mu diye önce kendimiz denedik, tutturamadık, rakamları uzmanlara gösterdik yeniden, hayır, tutmuyor, o şifre de geçerli değil.
Kalktık, bu ülkenin en tanınmış matematikçilerinden Ali Nesin’e gittik, “Bizim gazeteleri hiçbir açıklama tatmin etmiyor, bir şifre olmalı diye dolanıp duruyorlar, sen ne diyorsun” dedik.
O inceledi, o da bir şifre olmadığına karar verdi.
Bakın, yüz binlerce çocuk bu tartışmaları eli yüreğinde izliyor, inanılmaz bir kuşku yaratılıyor ve kimse kesin bir kanıtla ortaya çıkmıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.