Futbolla ilgilenen herkes bugün Fenerbahçe taraftarının çektiği acıyı anlar.
Ben bunu sadece anlamakla kalmıyorum, çok yakınım olan ve Fenerbahçe için gözyaşı döken insanları görerek bizzat yaşıyorum da.
Eğer sorun sadece “futbol” olsaydı, geçen yıl Türkiye’nin en iyi takımını kuran ve en iyi futbolunu oynayan Fenerbahçe’nin “şike” yapmış olmasını “saçma” bir iddia olarak görürdüm.
Ama mesele sadece “futbol” değil.
Mesele, sadece Fenerbahçe de değil.
Mesele, bu ülkede futbolun bütün Türkiye’yi etkileyecek biçimde kirlenmiş olması.
Mafyanın ve Ergenekon’un kendine son sığınak olarak futbolu seçmesi, buradan büyük gelirler elde etmesi.
Yıllar önce Lucescu, “Türkiye’de futbol Çavuşesku dönemindeki Romanya’ya benziyor” demişti de adama neler söylenmiş, ne hakaretler edilmişti.
Haksız mıydı?
O zaman tedbir alınmalıydı ama alınmadı.
Kirlilik, yağ lekesi gibi yayıldı futbolun içine.
Dün Fenerbahçe Yönetim Kurulu’nun bütün üyeleriyle toplanıp yaptığı açıklamayı izledim, “25 milyon Fenerbahçe taraftarı” sözüne vurgu yaparak, tehditkâr bir üslupla konuşuyorlardı.
Böyle aceleci ve “aba altından sopa gösteren” açılamalar bana çok doğru gelmiyor.
Herkes şunu anlamalı; Türkiye temizlenecek, her alanda bir temizlik yaşanacak, bu kaçınılmaz, ilerleyebilmek, gelişebilmek için buna muhtacız.
Yazının devamını okumak için tıklayın.