Eser Karakaş, Star gazetesinde çok vurucu bir “siyaset” tarifiyle, siyaset adına yaşadığımız zavallılığı yüzümüze çarpıyor.
Karakaş diyor ki, siyaset “meşru” kavramların yarışmasıdır.
“Meşruiyet dışına taşan konularda siyaset yapamazsınız.”
Bu nedenle, “temel hak ve özgürlükler” de siyasete konu olamazlar.
Çünkü, insanların temek hak ve özgürlüklerini inkâr etmek “meşru” değildir.
Bizdeki siyasi tartışmaların en önemlilerinin de “temel hak ve özgürlükler” üstünden yapıldığını söylüyor.
“Başörtüsü” mesela.
Bir kadının nasıl giyineceğine karar verme hakkı “temel hak ve özgürlüklerden” biridir, bu hakkı kısıtlamak üzere siyaset yapamazsınız.
Bu hakkını kısıtlamaya kalkmak meşru değildir.
Zaten bu yüzden bu saçma yasak da “gayrı meşru” darbeler döneminden siyasete miras kalmış ve “gayrı meşru” olmaya aldırmayan siyasi partiler tarafından da sürdürülmüştür.
Temel hak ve özgürlüklere karşı çıkmak, siyaset değildir, olsa olsa bir başka “gayrı meşru” davranışın, insan özgürlüklerine kast eden “darbeciliğin” savunulmasıdır.
İnsanların “haklarını” inkâr eden bir siyaset nasıl mümkün olabilir?
Bu zorbalıktır.
Onun için de zaten “siyaset dışı” yöntemlerle insanlara zorla kabul ettirilir.
Bugün CHP, siyasetin içinde yeri olmayan bir “zorbalığı” insanlara siyaset diye kabul ettirmeye çalıştığı için halkın büyük çoğunluğunun tepkisini çekiyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.