1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:52
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ahmet Altan KUM SAATİ 29.08.2008
Ahmet Altan
Sol ve globalizm
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ahmet Altan - Sol ve globalizm Ahmet Altan - Sol ve globalizm Ahmet Altan - Sol ve globalizm Ahmet Altan - Sol ve globalizm Ahmet Altan - Sol ve globalizm Ahmet Altan - Sol ve globalizm Ahmet Altan - Sol ve globalizm Ahmet Altan - Sol ve globalizm
Ahmet Altan köşe yazılarını web sitenize ekleyin

İnsanlar da, fikirler de, siyasetler de, aynen gemiler gibi değişik değişik limanlara gidebilirler.

Hepsinin aynı yere gitmesi gerekmiyor.

Ama hangi limana giderse gitsin bütün gemilerin, yolunu bulabilmesi için “kutup yıldızı” gibi sağlam bir yol göstericiye ihtiyacı var.

Gidilecek limanın farklılığı, rotayı belirleyecek “ölçünün” farklılığı anlamına gelmiyor.

Tarihin geçiş dönemlerinde, fikir yolculuklarının “kutup yıldızları” sönükleşip kaybolur bazen.

Rotasını belirleyecek “işareti” kaybeden birçok insan, varmak istediği limandan çok başka bir limanda bulur bazen kendini.

Bir çağdan bir çağa geçiyoruz.

Hayat neredeyse tümüyle değişmekte.

Bütün kavramlar farklılaşıyor.

Sınıf yapıları değişiyor.

İşçi sınıfı sahneden çekiliyor.

Ki bu gelişme insanlık tarihinin belki de en övünülecek, en büyük aşaması.

Pek de uzak olmayan bir gelecekte insanlar, üretime bedenleriyle katılmayacaklar.

Aletleri, aletler yapacak.

Bu, insanlık için büyük bir gelişme ama “sol” kesim için karanlık bir gecede “kutup yıldızını” kaybetmek gibi rotayı şaşırtan bir sonuç veriyor.

Teorisini büyük ölçüde “işçi sınıfı” üzerine kurmuş bir ideoloji, işçi sınıfı yok olunca ne yapacak?

Onunla birlikte yok mu olacak?

Onun aslında yok olmadığını iddia ederek tuhaf bir serabın içinde mi hayatını sürdürecek?

Yoksa, asıl “kutup yıldızının” işçi sınıfından başka bir şey olması gerektiğini düşünüp, solun “rotasını ve pusulasını” bir daha mı gözden geçirecek?

Solun nihai amacı, “işçi sınıfını” yüceltmek, onu güçlendirmek, onu iktidara getirmek değildir.

Solun nihai amacı, “devletsiz, sınıfsız, mülkiyetsiz” bir “enternasyonalizme” doğru ilerlemektir.

İşçi sınıfının bu “yolculukta” öncü seçilmiş olması, bu sınıfın “mükemmeliyetinden” ya da vazgeçilmezliğinden kaynaklanmaz.

“Mülk ve iktidar” sahibi kapitalistlerin, durumlarından duydukları memnuniyetten dolayı daima “değişime” karşı çıkacakları varsayımından kaynaklanır.

Bu varsayım, ilk söylendiğinde doğruydu.

Kapitalizm, değişimin önündeki engeldi.

Ama, işçi sınıfının en azından teorik olarak Sovyetler Birliği’nde iktidara gelmesi, proletarya-burjuvazi çatışmasının devletler ve bloklar düzeyinde sürdürülmesi, bir rekabetin ortaya çıkması, bu rekabette ön almak ve galip gelmek isteyen kapitalizmin “tutucu” yapısını değiştirdi.

Uzay yarışının yaşanması teknolojiyi geliştirdi, işçi sınıfına gerek kalmadı, Sovyetler çöktü ama kapitalistler de yapısal bir dönüşümden geçtiler.

Robotlarla ürettikleri çok fazla miktarda kaliteli mal birikti ellerinde.

Bunu kime satacaklar?

Tek bir ülkeye yetecek olandan çok fazlasına sahipler.

O zaman, bütün dünyanın pazar olması gerekiyor.

Devlet sınırlarının, gümrük duvarlarının ortadan kalması gerekiyor.

Globalizm gerekiyor.

Globalizm, sınırsız tek bir dünya demek.

Peki, enternasyonalizm ne demekti?

O da “sınırsız tek bir dünya” demekti.

İnsanlık, sınırsız tek bir dünyaya doğru yürüyor ama bunu işçi sınıfının değil kapitalistlerin öncülüğünde yapıyor.

Şimdi devletler ortadan kalkıyor.

Yakında bizim bildiğimiz sınıflar ortadan kalkacak.

İşçi sınıfının olmadığı bir dünya da burjuvazi de varlığını koruyamaz çünkü.

Bu iki sınıf ancak birlikte var olabilirler.

Burjuvazi de ya yok olacak ya da şimdiden tam olarak kestiremeyeceğimiz biçimde yapı değiştirecek.

Zaten yapı değiştirmeye başladı bile.

Artık, “mülk” sahipleri dünyanın en güçlüleri ve en zenginleri değil, yaratıcı fikir sahipleri onları geçti.

Tek bir iyi fikirle, yoksulluktan zenginliğe zıplamak mümkün.

Sadece bu gerçek bile kapitalist sınıfın nasıl bir çözülme içine girdiğini gösteriyor.

Sonunda burjuvazi de yok olacak.

Büyük bir ihtimalle bütün dünya “hizmet sektörü” denilen tek bir sınıfın içinde toplanacak, herkes birbirine hizmet edecek.

Mülkiyetin ortadan kalkıp kalkmayacağını söylemek güç, belki yakın zamanda mülkiyet ortadan kalkmayacak ama “mülksüzlük” ortadan kalkacak, herkesin bir mülkü olacak.

Yeni teknolojiler sayesinde dünyanın bütünü hatta belki uzayın bir kısmı insanların kullanımına açılacak.

Belki de benim tahmin ettiğim gibi olmayacak başka gelişmeler yaşayacağız ama ne yaşarsak yaşayalım bu, geçmişin “iki sınıflı” yapısından daha eşitlikçi, daha enternasyonal, daha devletsiz, daha baskısız bir hayat olacak.

Eğer sol, geleceği kavramak için “işçi sınıfı” anılarından hareket ederse, geleceğe değil geçmişe doğru yol alır.

Ama kendisine “kutup yıldızı” olarak “değişimi” seçer ve rotasını ona göre ayarlarsa, yeni bir dünyanın yapılanmasında rol oynar, geçiş dönemlerinin acısını azaltmak için politikalar oluşturur.

“Enternasyonalizme” giden tarihî yolculukta, yol gösterici olur.

Her şeyin değiştiği bir çağda elbette sol da değişecek, bir kısmı geçmişin değerlerini ve sınıflarını savunmayı sürdürerek geçmişin ve tutuculuğun bir parçası haline gelecek.

Bir kısmı da “globalizmin” enternasyonalist anlayışına sahip çıkacak, sınıfsız, devletsiz bir yapıya ulaşılmasını destekleyecek.

Bu iki “soldan” birini seçmek isteyenler, solun “tarifi icabı” daima “ileriden, değişimden” yana olması gerektiğini düşünmek zorundalar herhalde.

Bir de şunu bilmek zorundalar tabii...

Geçmişi savunarak ilerici olmak imkânsızdır.

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Başörtüsü - 02.09.2010
  2. Mantık - 01.09.2010
  3. Aleviler - 31.08.2010
  4. Yargısız - 29.08.2010
  5. Çatlarken - 28.08.2010
  6. Fethullahçılar ve Avcı - 27.08.2010
  7. Siyasetin güzelliği - 26.08.2010
  8. Anayasa ve Apo - 25.08.2010
  9. Maksatlı ve manipüle edici... - 24.08.2010
  10. Genelkurmay açıklaması - 22.08.2010
  11. Bölünmek - 21.08.2010
  12. Sorun - 20.08.2010
  13. Faili meçhuller ve Ergenekon - 19.08.2010
  14. Ey siz sahipsizler... - 18.08.2010
  15. Devlet - 17.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Sol ve globalizm - Ahmet Altan
03.09.2010 06:52:59