Sorulardan korkan insanlara güvenmem ben.
Sakladığı bir “gerçek” yoksa hiç kimse sorudan korkmaz.
Saklayacak bir şeyi olmayan adam net konuşur, açık konuşur, kimseyi tehdit etmez, edepsizliğe sapmaz.
Sorunun cevabını söyler.
Biz, ordunun içindeki darbe planlarını, fişlemeleri, lahikaları açıkladığımızda Dağlıca ve Aktütün baskınlarındaki “gariplikleri” sorguladığımızda, generaller bizim sorular sormamıza engel olmak için televizyonlara çıkarak bizi tehdit etmişlerdi.
Bizi yalanlamak için yalan söylemişlerdi, bizim “orduya karşı psikolojik savaş yürüttüğümüzü” iddia etmişlerdi.
Biz sorulardan vazgeçmedik.
“Koskoca generalleri”, “dağlarda savaşan kahramanları”, “şanlı orduyu” savunmak için çok insan harekete geçti, onları aklamak için bizi suçladılar, yalan söylediler, “hain” olduğumuzu, “AKP yandaşı olduğumuzu” yazdılar, tehdit ettiler, “sen kimsin ki generallere dil uzatıyorsun” dediler ve sonunda niye böyle davrandıkları, neleri saklamaya çabaladıkları ortaya çıktı.
Şimdi Bugün gazetesinin günyüzüne çıkardığı bir “Heron skandalı” var.
Bir üsteğmen pilotun, bir yarbayla bir tuğamirali aradığı, “PKK’lıları korumak için Heron uçağının düşürülmesini istediği” saptanmış, telefon konuşmaları kayda geçmiş, üsteğmenle konuşan yarbayın “Ergenekon sanığı” olduğu belirlenmiş.
Bu, basit, sıradan bir olay değil.
Olaya adı karışan üç subay da daha sonra terfi etmişler, önemli görevlere getirilmişler.
Yazının devamını okumak için tıklayın.