Bu gazeteyi bir avuç genç insan çıkartıyor. Neler çektiklerini, nelerle karşılaştıklarını, neler yaşadıklarını ayrıca anlatmaya gerek yok, bu gazeteyi izleyen herkes onların maceralarını biliyor zaten.
Şimdi, yaşlı bir adamın bu çocuklarla biraz “babaca” övünmesini, onlarla nasıl iftihar ettiğini söylemesini hoşgörün.
Çoğu belki de bir “gazetenin” nasıl hazırlandığını ilk kez Taraf ’ta görmüş bu genç insanlar üç buçuk yılda, Türkiye’nin bugün dünyada en fazla tanınan, en fazla konuşulan, en fazla güven duyulan gazetesini yaratmayı başardılar.
Bu, anlamsız, afaki, boş bir övünme değil.
Yeryüzünün en bilinen markalarından biri haline gelen WikiLeaks, ele geçirdiği belgeleri yayınlamak üzere büyük yayın organlarıyla anlaştı.
Amerika’da New York Times, İngiltere’de The Guardian, Fransa’da Le Monde, İspanya’da El Pais, Almanya’da Der Spiegel.
Ve Türkiye’de Taraf.
Bu işin nasıl olduğunu merak ettiğinizi tahmin edebiliyorum.
Biz, Wikileaks’e gitmedik, doğrusu böyle bir şeyin olabileceğini hiç düşünmedik, onlar bize geldiler.
Ellerindeki Türkiye’yle ilgili 24 bin sayfalık 11 bin gizli belgeyi yayınlatmak için bir Türk gazetesi aradıklarında araştırma yapmışlar, Assange’ın sözleriyle “en korkusuz gazete” olarak Taraf ’ı gördükleri için de bize geldiler.
Wikileaks’in kurucusu Julian Assange, ağır bir baskı ve saldırı karşısında olduğu için zor günler geçiriyor ve haklı olarak “olabileceklerden”, birlikte çalıştıklarının başına geleceklerden de çekiniyor.
Bu yüzden, önce “aracılarla”, daha sonra şifreli yazışmalarla temas kuruldu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.