Bana Türkiye’de en tehlikeli üç mesleğini say deseniz, ben size, “bomba imha uzmanlığı, madencilik ve tarihçilik” derim.
Diğer iki meslek yeryüzünün her yerinde tehlikelidir ama tarihçilik sadece bizim ülkede ya da bizimkine benzer ülkelerde tehlikeli bir meslek haline gelmiştir.
Tarihçilik neden tehlikelidir peki?
Çünkü tarihî gerçekleri söylediğinizde “Kemalizm” denen diktatörlük sistemini havaya uçurursunuz.
Kemalizm, üç büyük “sahte tehlike” üzerine bina edilmiştir.
İrtica, Kürtçülük ve komünizm.
Mustafa Kemal ve arkadaşları, bir “diktatörlük” kurdular.
Halkın büyük bir çoğunluğunun desteğine sahip olmayan, Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı’ndaki birçok silah arkadaşının bile karşı çıktığı bu diktatörlüğü ayakta tutabilmek için çok ciddi baskı yöntemleri uygulamak zorundaydılar.
“Kendimizi ve iktidarımızı korumak için baskı yapıyoruz” diyemedikleri için bu “baskıları” meşru gösterecek nedenler bulmaya mecburdular.
Hem o günkü ortamda yandaş edinebilmek, hem de bu diktatörlüğün sorgulamayan kulları olarak yetiştirilecek yeni kuşakları ikna edebilmek için “baskı nedenlerine” ihtiyaçları vardı.
İrtica konusunda, İttihatçıların da alabildiğine sömürdüğü hazır bir “neden” bulunuyordu ellerinde.
31 Mart ayaklanması.
Yandaşlarını, her an bir irtica ayaklanması olabileceğine ikna edebilmek için Kemalistler de 31 Mart ayaklanmasını kullandılar.
Bu “ayaklanma” çok büyük bir ayaklanma olarak gösterildi.
Gerçekleri bilmeyenler 31 Mart’ta “geniş halk yığınlarının ve ordunun irticacı kanadının” ayaklandığına inandırıldılar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.