1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:52
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ahmet Altan KUM SAATİ 12.12.2008
Ahmet Altan
Türban, Ermeniler, Kürtler, Aleviler...
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ahmet Altan - Türban, Ermeniler, Kürtler, Aleviler... Ahmet Altan - Türban, Ermeniler, Kürtler, Aleviler... Ahmet Altan - Türban, Ermeniler, Kürtler, Aleviler... Ahmet Altan - Türban, Ermeniler, Kürtler, Aleviler... Ahmet Altan - Türban, Ermeniler, Kürtler, Aleviler... Ahmet Altan - Türban, Ermeniler, Kürtler, Aleviler... Ahmet Altan - Türban, Ermeniler, Kürtler, Aleviler... Ahmet Altan - Türban, Ermeniler, Kürtler, Aleviler...
Ahmet Altan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Yeryüzünün en güzel ülkesinde yeryüzünün en saçma insanları yaşıyor gibi geliyor bazen bana.
Guliver’in dolaştığı o tuhaf, masalsı ülkelerden biri sanki burası.
Eğer Guliver buralara da gelmiş olsaydı herhalde yazarı onun ağzından, “anlamsızlığı anlam zanneden garip insanların diyarına uğradım” diye yazardı.
Haklı da olurdu.
Neredeyse anlamsızlığı ve saçmalığı “hayatın tam orta yerine” yerleştirip bütün davranışlarımızı da ona göre ayarlıyoruz.
Şu son olay bir bakın.
Ankara Barosu’ndaki seçimlerde türbanlı ya da başörtülü, hangi kelimeyi kullanmak istiyorsanız onu kullanın, on yedi avukat kadın oy kullanıyor.
Daha sonra bundan sorun çıkıyor.
Barolar Birliği, bu avukatların cezalandırılmasını istiyor.
Ankara Barosu buna karşı çıkıyor, “bunun faşizan bir davranış olacağını” söylüyor.
Barolar Birliği ısrar ediyor.
Ve Ankara Barosu, “faşizan” olduğunu söylediği uygulamayı yapmak zorunda kalıyor.
Bir hukuk kurumu, “faşistçe” bulduğu davranışı hayata geçiriyor.
Şimdi, bunun neresinde bir anlam var?
Avukat kadınların baro seçimlerinde türban ya da başörtüsü takmasının nasıl bir sakıncası olabilir?
O örtüyü takıp takmamaları onların düşüncesini değiştirecek değil ya.
Ama, durduk yerde “ciddi” bir sorun yaratılıyor.
Türban takmak “laikliğe” aykırı bulunuyor.
Barolar Birliği, hangi hukuksal ölçüyü kullanarak “başörtüsünü” ya da “türbanı” laikliğe aykırı görüyor?
Bu ülke başörtülü ve türbanlı kadınlarla dolu.
Baro seçimlerinde oy veremeyenler, genel seçimlerde nasıl oy verecek?
Türbanlıların genel seçimlerde de oy verme hakkı mı kısıtlanacak?
Ankara Barosu’nun dediği gibi bu tür uygulamalar kaçınılmaz olarak “faşizme” gider.
Laik olacağız derken rahatlıkla faşist oluyoruz.
Zaten bu anlamsız “türban” takıntısı yüzünden bu ülkede laiklikle “faşizm” yavaş yavaş eşanlamlı iki kelime haline gelmeye başladı.
Ama bence asıl sorun bu değil.
Hukukçular istedi diye “faşist” olmaz bir ülke.
Sadece zalimler bir ülkeyi faşistleştiremez.
Mutlaka bu konuda “mazlumlardan” destek almaları gerekir.
Ve, bu desteği ne yazık ki alıyorlar.
Bakın, bizim ülkenin türbanlı kızları ve onların türban takma hakkını savunan dindarları, “Ermeni sorunu” konusunda ne düşünüyor?
“Ermenilerden özür diliyoruz” diye bir kampanya var, bu kampanyaya imza verirler mi?
Ermenilerin gördüğü zulmü araştırmaya, yaşananları kabul etmeye hazırlar mı?
Dindarlar bir “Ermeni sempozyumu” toplayıp bu konuyu tartışırlar mı?
Ya da dindarlardan ve onları temsil eden partilerden bir “Kürt sorunu” kurultayı bekleyebilir miyiz?
Dindar Sünniler, “Alevi hakları” için ayağa kalkarlar mı?
Bugüne kadar bunların bir örneğini görmedik.
Türban konusunda çok hassas olan bir dindarın yanında Ermeni meselesini bir açın bakalım, nasıl tepki alacaksınız?
Gerçekleri tartışmaya razı olacak mı?
Yoksa Ermeni konusunda Barolar Birliği’nin yanında mı yer alacak?
Ben Kürt meselesinde de dindarlarla Barolar Birliği’nin aynı düşünceleri paylaşabileceğini düşünüyorum doğrusu.
“Faşizan” baskılar yaratmaya yatkın duran Barolar Birliği gibi kuruluşların gücü, çeşitli konularda “kurbanların” desteğini almalarından kaynaklanıyor.
Siz Kürt meselesinde, Ermeni meselesinde “demokrasiye, insan haklarına, hukuka” aykırı davranışları destekleyip sadece “türban ya da başörtüsü” meselesinde demokrasi isterseniz, istediğinizi elde edemezsiniz.
Aynı şey Ermeniler, Kürtler, Aleviler için de geçerli.
“Ermeni soykırımı kabul edilsin” diye kampanyalar açan özellikle yurtdışındaki Ermenilerden kaçı aynı şehvetli mücadeleciliği “türban” konusunda gösteriyor?
Kaç Kürt, “türbanlılara” destek elini uzatıyor?
Kaç Alevi, “türban” özgürlüğünü savunuyor?
Her zaman söylemeye çalışıyorum, ben bu ülkedeki “faşizmin” kurbanlarının aynı zamanda o faşizmin destekleyicileri olduğuna inanıyorum.
Onun için bu ülkeyi bir türlü değiştiremiyoruz.
Özgürleştiremiyoruz.
Doğru dürüst bir hukuk sistemi kuramıyoruz.
İnsan haklarını hayatımızın içine yerleştiremiyoruz.
Karakollarda öldürülen çocuklara sahip çıkmadan “türbanı” savunmak ne işe yarar?
Hiçbir işe yaramaz.
Bir gün bu ülkede yaşayan insanlar, türbanlıların, Kürtlerin, Alevilerin, Ermenilerin, solcuların, işçilerin kısacası “haksızlığa uğrayan” bütün insanların aslında “aynı haksızlığa” uğradığını anlayacaklar.
Parça parça kurtuluş olmadığını kavrayacaklar.
O gün, bu ülke saçmalıkların esiri olmaktan, gizli ya da açık bir faşizmin kurbanı haline gelmekten kurtulacaklar.
O zamana kadar biz hep aynı saçmalığı yaşayacağız.
Çünkü o saçmalığın kurbanları destekliyor o saçmalığı.

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Başörtüsü - 02.09.2010
  2. Mantık - 01.09.2010
  3. Aleviler - 31.08.2010
  4. Yargısız - 29.08.2010
  5. Çatlarken - 28.08.2010
  6. Fethullahçılar ve Avcı - 27.08.2010
  7. Siyasetin güzelliği - 26.08.2010
  8. Anayasa ve Apo - 25.08.2010
  9. Maksatlı ve manipüle edici... - 24.08.2010
  10. Genelkurmay açıklaması - 22.08.2010
  11. Bölünmek - 21.08.2010
  12. Sorun - 20.08.2010
  13. Faili meçhuller ve Ergenekon - 19.08.2010
  14. Ey siz sahipsizler... - 18.08.2010
  15. Devlet - 17.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Türban, Ermeniler, Kürtler, Aleviler... - Ahmet Altan
03.09.2010 06:52:37