Arzu Yıldız, müthiş bir gazeteci oldu.
Arka arkaya olağanüstü haberler çıkartıyor.
Bu dikenli Taraf macerasının bana herhalde en fazla sevinç veren bölümü, bu gazetenin manşetlerinde, sütunlarında, köşelerinde parlayan genç yıldızların başarıları.
Onlarla birlikte çalışmak, onların bu başarılarında küçük de olsa bir pay sahibi olduğumu düşünmek beni onurlandırıyor.
Arzu, Ankara Temsilcimiz Lale Kemal’in yanında bir “stajyer” olarak başladı gazeteciliğe ve çok kısa sürede çalışkanlığı, kararlılığı, fedakârlığı, dirayetiyle kendine muhabirliğin zirvelerinde bir yer açmayı başardı.
Bu çok genç yaşında hem Türkiye’ye birçok olayın içyüzünü öğrenme fırsatı verdi, hem de bize kendisiyle iftihar etme imkânını bağışladı.
Arzu’nun son başarısı cezaevindeki Ayhan Çarkın’ın açıklamalarına ulaşmak oldu.
Çarkın, “Tarık Ümit’in gömüldüğü yeri gösterebileceğini, bulunacak cesede DNA testi yapılabileceğini” söyledi.
Tarık Ümit’in öldürülmesi, Susurluk döneminin en önemli cinayetlerinden biri.
Devlet görevlileri tarafından öldürüldüğü biliniyor.
Bugüne kadar nasıl, nerede öldürüldüğü, cesedinin ne olduğu bilinmiyordu.
Çarkın, cesedinin nerede olduğunu bildiğini söylüyor.
Bu, başka gerçekleri de bildiğini gösteriyor.
Normal olarak, daha bu haberin çıktığı sabah Çarkın’ın hapishaneden alınarak, kendisinden “o yeri” göstermesinin istenmesi gerekirdi.
Hiç kimse kımıldamadı.
Devlet, Tarık Ümit’in nerede gömülü olduğunu merak etmiyor.
Çarkın’ın bu konuda daha neler bildiğini merak etmedikleri de anlaşılıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.