Siz “İskoç duşu” denen işkence metodunu bilir misiniz?
İnsanın üstüne buz gibi soğuk suyla, kaynar sıcak suyu aynı anda fışkırtırlar.
Buna çok benzeyen zihinsel bir “işkence” döneminden geçiyoruz.
Umut ve umutsuzluk aynı anda çarpıyor zihnimize.
Son birkaç haftadır müthiş ümitsizlik yaratan mesajlarla karşılaştık.
Şimdi “ümitli” bazı gelişmeler ve açıklamalar var.
Başbakan Erdoğan, “İyi niyete iyi niyetle cevap veririz” dedi.
KCK bir açıklama yapıp, “barış sürecinin devam edeceğini” söyledi.
Kurtuluş Tayiz’in görüştüğü bir Kürt siyasetçisi, “silahlı güçlerin sınır dışına çekilmesinin görüşüldüğünü” açıkladı.
Kürt meselesi dendiğinde, ardında kırk bin ölünün yattığı ve yeni ölümlerin de olabileceği bir sorundan söz ediyoruz.
Bu sorunun “ölümsüz” çözümlenmesini ve barışı isteyen herkesin ciddiyetle ve dürüstçe davranması gereken bir dönemden geçiyoruz.
Çünkü iki tarafta da kafalar karışık görünüyor.
İki taraf da “barışla savaş arasında” gidip geliyor.
Barış isteyenler, bunun için çaba göstermek, uğraşmak, barışı canlı tutmak için çabalamak zorunda.
Savaşı seçmenin getireceği felaketi anlatıp, barışın yollarını aramak zorunda.
İnsanların ölümünden söz ediyoruz burada.
Öyle eski alışkanlıkla yalanlara, çarpıtmalara sapmak kimseye yarar getirmez.
Size küçük bir örnek vereceğim.
Yazının devamını okumak için tıklayın.