Yüksek yargı, anayasa değişikliği konusunda arka arkaya açıklamalar yapıyor.
Hepsi de siyasi açıklamalar.
Sanırsınız ki karşımızda bir siyasetçiler grubu var.
CHP lideri Deniz Baykal’la aynı paralelde konuşuyorlar, bu anayasa değişiklikleri olursa “yargı bağımsızlığını” kaybedecekmiş.
Yargı “bağımsız” olsa belki ne dediklerine kulak veririz ama yargının bağımsızlığı pek gerçekmiş gibi gözükmüyor.
CHP’nin ve yüksek yargının asıl korumak istedikleri kurum, yargıçlarla savcıların atamalarını düzenleyen HSYK.
Bu kurumun yapısını “muhafaza” etmek istiyorlar.
Niye bu kadar şiddetle bu kurumu koruyorlar?
Bu kurum, Şemdinli’de “iyi çocukların” düzenlediği suikastla ilgili iddianameyi yazan “savcıyı” meslekten men etti.
“Bağımsız” bir şekilde mi verdi bu kararı?
Hayır.
Bize ikide bir “yüz milyarlık” tazminat davaları açan HSYK, istediği kadar dava açsın, “bağımsızlığı” konusundaki şaibeyi ortadan kaldıramaz.
Çünkü eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, 32. Gün programında “savcının atılması için emri kendisinin verdiğini” açıkladı.
Genelkurmay Başkanı’ndan emir alan bir yargı kurumu olur mu?
CHP de, yüksek yargı da, HSYK’nın “bağımsızlığını” değil, bizzat Büyükanıt’ın itiraf ettiği “askere bağımlılığını” korumak istiyorlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.