Doğrusu ya CHP demokrat bir parti olabilmek için çabalıyor.
Kılıçdaroğlu’nun dün açıkladığı seçim beyannamesi, bu partinin çok uzun zamandır yanına bile yaklaşmadığı demokratik bir anlayışla yazılmıştı.
Özellikle anayasa, yerel yönetimler, askerlik, seçim yasası konularındaki yaklaşımları, bu ülkede bir “Kürt” meselesi olduğunu ve milyonlarca Kürt’ün yaşadığını nihayet keşfedip dile getirmeleri, bence Türkiye açısından çok önemli gelişmelerdi.
CHP, Avrupa Birliği standartlarını kabul ederek siyaset yaptığında, siyasetin kalitesi de, siyasi yarışın yapısı da daha üst seviyelere yükseliyor.
Bu önerilerin AKP’yi de daha demokrat bir çizgiye zorlayacağı çok açık.
“Değişimcilik” kulvarında AKP’nin yalnızlığı ve rakipsizliği bitiyor.
Bu da, AKP’yi daha hareketli ve yaratıcı bir parti olmaya zorlayacaktır.
Bence CHP’nin bu beyannamesi övgüyü ve alkışı hak ediyor.
Ama ne yazık ki bu partinin çok ciddi bir sorunu var.
Ergenekon.
Demokrasiye kasteden bir örgüt olan Ergenekon’a sahip çıkarak “demokrat” olmak çok zor.
CHP’nin bunu anlayabilmesi için Ergenekon’un ne anlama geldiğini iyi incelemesi ve düşünmesi gerekiyor.
Bu ülkede, AKP’nin temsil ettiği muhafazakâr çoğunluğu silah zoruyla sindirmeyi arzulayan, darbeyi öven, darbe yandaşlığı konusunda artık utanmayı da bir yana bırakan bir kesim var, bu insanlar için “Ergenekon’un varlığını sürdürmesi” çok önemli.
Çünkü halkın çoğunluğunu ancak “Ergenekon” türü kaos yaratacak örgütlerle sindirebilirler.
Yazının devamını okumak için tıklayın.