1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:46
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ahmet Altan KUM SAATİ 17.04.2009
Ahmet Altan
Yoksulluk ve sol
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ahmet Altan - Yoksulluk ve sol Ahmet Altan - Yoksulluk ve sol Ahmet Altan - Yoksulluk ve sol Ahmet Altan - Yoksulluk ve sol Ahmet Altan - Yoksulluk ve sol Ahmet Altan - Yoksulluk ve sol Ahmet Altan - Yoksulluk ve sol Ahmet Altan - Yoksulluk ve sol
Ahmet Altan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Dünya, insanlık tarihinin en büyük kırılma noktasından geçiyor.

Daha önce bir benzerinin hiç görülmediği bir değişim bu.

İnsanoğlunun “bedeniyle” çalışma dönemi bitiyor.

Beş bin yıllık insanlık tarihinde ilk kez oluyor bu.

Biz beş bin yıldır “hayatı”, bedenimizle çalışma esası üzerinden anlayıp yorumluyoruz.

Bütün toplumsal analizlerimiz de bunun üzerinedir.

Köleler vardır, efendiler vardır.

İşçiler vardır, patronlar vardır.

Kölelik bitti.

Şimdi de işçilik bitiyor.

Bu, insanoğlu için tarihinin en olumlu dönüşümü aslında.

Ama “dönüşüm”ün içinde olmak büyük bir çalkantının içinde olmak demektir.

Afrika’da, kurak yerlerden yağmur alan bölgelere göç eden büyük bizon ve ceylan sürüleri vardır.

Yollarının üstündeki nehirleri geçerken bir “cehennem” yaşarlar.

Kimisi suya kapılır, kimisini timsahlar kapar, kimisi timsahlardan kaçmaya çalışırken çamurlu yamaçlarda kayıp bacağını kırar.

O nehri geçtikten sonra mümbit araziler başlayacaktır ama o nehrin içi can pazarıdır.

Biz tam o nehrin içindeyiz işte.

İşçilik bitiyor ama henüz yerine ne konulacağı bilinmiyor.

İşsizlik yeryüzünde artıyor.

“İşçilerin var olduğu” bir hayata göre eğitilmiş ve hazırlanmış insanlar, bu yeni dönemde ne yapacaklarını şaşırıyorlar.

Ne yapacağını bilmeyenler sadece işçiler değil.

Para sahipleri de ne yapacaklarını bilmiyorlar.

Amerika’da patlayan, oradan da dünyaya yayılan kriz, “para sahiplerinin” paralarını bu yeni çağda kullanmayı becerememesinden kaynaklandı.

“Emek” sahibi için de,”para” sahibi için de büyük bir altüst oluş bu.

Ve bu “nehrin” kenarından dolaşma imkânımız yok.

Bunun içinden geçeceğiz.

Bütün dünyayı etkileyen bu büyük sarsıntı Türkiye’yi de derinden etkiliyor.

Siyasi iktidarın, önlemleri almakta gecikmesi, seçim hesaplarıyla ayak sürümesi şimdi bedelini ödetiyor.

İşsizlik yüzde 15,5’u geçti.

DİSK’in hesaplarına göre ise işsizlik yüzde 24, her dört kişiden biri işsiz demek bu.

Bir başka araştırmaya göre de toplumun yüzde ellisi yoksul.

Sadece yüzde 1,5’u “mutlu” azınlık.

Bu tablo, korkunç bir tablo.

Acılarla dolu bir tablo.

Bunun üstesinden nasıl geleceğiz?

Bu, manasız siyasi polemiklerle, tuhaf atışmalarla halledilecek bir sorun değil.

Böyle bir soruna, en azından “teorik” düzeyde bir çare bulmak aslında “sol” kesimin işi.

Sol, bu “cehennem nehrinin” içinde parçalananlara, kayanlara, örselenenlere bir çare aramalı.

Solun tarihî görevi bu.

Ama bu, “işçi sınıfına” ağıt yakarak veya “işçi sınıfının” kaybolmasını “kötü” bir şey sanarak ya da “kapitalistlere” küfrederek çözülecek bir sorun değil.

Çok ciddi analizler gerekiyor.

Meseleyi, sadece “siyasi” boyutuyla değil “toplumsal” boyutuyla ele almak, bu büyük değişimin nedenlerini kavramak, bu nedenlerden kaynaklanan sonuçların nereye varacağını kestirmek ve insanları bu “dönemin” çilelerinden kurtaracak yöntemler bulmak lazım şimdi.

Bizde ne yazık ki bunu becerebilecek derinlikli sol kadrolar yok.

Marksist felsefeyi bilen, bu felsefeyi özümsemiş, Marksist bir bakış açısıyla “liberal” bir ekonomi anlayışını “biraraya” getirmeye çalışacak, ekonomiye “insani” boyutu katacak bir örgüt bile bulunmuyor burada.

Zaten bu eksikliğin siyasi tezahürünü, “çaresiz emekçilerin” AKP saflarına kaymasında görüyoruz.

Liberal ekonomi, yeni çağın, en azından şimdilik, egemen ekonomisi.

Bu ekonomik anlayışın “insani” yanı çok zayıf.

Ezilenlerle, sokakta dilenen sahipsiz çocuklarla, işsiz kalanlarla, yoksullarla çok fazla ilgilenmiyor.

Liberal ekonomiye sol, “insani” bir bakışı nasıl kazandıracak?

Liberalizmi lanetlemek, bir işe yaramaz.

Globalizme sövmek de bir işe yaramaz.

Gerçekleri görmeden, gerçekleri anlamadan, gerçekleri kabul etmeden çözüm bulmazsınız.

On dokuzuncu yüzyılın solu vardı, yirminci yüzyılın da solu vardı.

Yirmi birinci yüzyılın solu hâlâ yok.

Sol, hâlâ yirminci yüzyıl jargonuyla konuşmaya devam ediyor.

Bu yeni yüzyılda ne yapacağız?

Bu nehri nasıl en az kayıpla geçeceğiz?

İşini kaybeden “emek”e yeni bir yer nasıl bulacağız?

İnsanları bu yeni çağa ve yeni hayata nasıl hazırlayacağız?

Bunların şu anda çok açık ve net cevapları yok.

Bu cevaplar ancak bu konular tartışılarak bulunacak.

Ama önce bunu tartışacak insanları bulmamız gerekiyor.

Ne yazık ki onları bu ülkenin sol kadroları içinde henüz bulamıyoruz.

Toplumun dikkatini çekecek gürbüz bir ses çıkmıyor soldan.

Halbuki bu sesin çıkmasının tam zamanı.

 

Diğer Ahmet Altan Makaleleri:
  1. Başörtüsü - 02.09.2010
  2. Mantık - 01.09.2010
  3. Aleviler - 31.08.2010
  4. Yargısız - 29.08.2010
  5. Çatlarken - 28.08.2010
  6. Fethullahçılar ve Avcı - 27.08.2010
  7. Siyasetin güzelliği - 26.08.2010
  8. Anayasa ve Apo - 25.08.2010
  9. Maksatlı ve manipüle edici... - 24.08.2010
  10. Genelkurmay açıklaması - 22.08.2010
  11. Bölünmek - 21.08.2010
  12. Sorun - 20.08.2010
  13. Faili meçhuller ve Ergenekon - 19.08.2010
  14. Ey siz sahipsizler... - 18.08.2010
  15. Devlet - 17.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Yoksulluk ve sol - Ahmet Altan
03.09.2010 06:46:01