Kılıçdaroğlu’nun tek başına CHP’ye “dikte ettirdiği” ve buna karşı çıkanlara söz hakkı bile vermediği “yemin krizi” tutmadı.
Tutmaz. Tutması ihtimali de yok.
Kılıçdaroğlu, bir kurnazlık yapıp CHP’nin “yemin krizini” BDP’nin hamlesinin arkasına saklamaya uğraştı, sanki Ergenekon sanıklarının durumuyla “bir cümle söylediği” için hapiste olan Hatip Dicle’nin durumu aynıymış izlenimi yaratmaya çabaladı ama o da tutmadı.
Hatip Dicle’nin durumuyla Ergenekon sanıklarının durumu arasında dağlar kadar fark var.
Biri, “fikir özgürlüğünün” eksikliği yüzünden hapiste.
Diğerleri fikir de dâhil her türlü özgürlüğü yok etmeye çalışmak suçundan hapiste.
Halk, aradaki farkı anlamaz mı?
Halkı aptal sanmak mahvedecek bu adamları.
Bu halkın çok büyük çoğunluğu Ergenekon’dan nefret ediyor, Ergenekon’un bu ülkeyi çökertmeye çalışan bir güç olduğunu biliyor.
“Yeter ki AKP gitsin, isterse ülke çöksün” diyen iyice hastalanmış küçük bir kesimin dışında Ergenekon’a destek olabilecek kimse yok bu ülkede.
Ben CHP yönetimine, kendilerine basit bir soru sormalarını öneriyorum.
Geçtiğimiz eylüldeki Anayasa referandumdan önce Başbakan Erdoğan “Apo ile görüşüldüğünü” açıkladı.
Bu açıklamadan sonra referandumda yüzde 58 oy aldı.
Eğer Erdoğan, Apo’yla değil de “Ergenekon’la görüşüldüğünü, meselenin çözümünün arandığını” söyleseydi yüzde elli sekiz alabilir miydi?
Erdoğan’ı en fazla destekleyenler bile terk ederdi onu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.