Fransa Milli Meclisi ve Senatosu’na mensup iki ayrı grup, Türk- Fransız ilişkilerinde ciddi bir gerginliğe yol açan “soykırımların inkârını cezalandıran” Boyer Yasası’nı Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Konseyi’ne götürdü. Senato’daki girişimin sahibi en eski grup olan, çoğunluğu Sol Radikaller’den oluşan Avrupa Demokratik ve Sosyal Birliği. İmzacılar arasında Yurttaşlar Hareketi (Mouvement des Citoyens) Başkanı, eski Adalet ve İçişleri Bakanı Jean-Pierre Chevènement ile Sarkozy’nin partisi UMP’den Strasbourg’un eski Belediye Başkanı Fabienne Keller gibi tanınmış isimler de var. Meclis’teki girişimin sahibiyse Jean-Paul Garraud ve Jacques Mayard gibi UMP milletvekillerinin başını çektiği ılımlı sağ eğilimli parlamenterler. Başvurular, yürürlüğe girmesi için Cumhurbaşkanı’nın onayını bekleyen yasanın Anayasa Konseyi’nin otuz gün içinde vermesi gereken karara kadar askıya alınması sonucunu doğurdu. Ancak hükümetin, hızlandırılmış prosedürü işletmesi halinde, Konsey’in karar süresi yedi güne inecek.
Cumhurbaşkanlığına yeniden adaylığını resmen açıklamayan Sarkozy Anayasa Konseyi’ne yapılan başvurudan ve imzacı parlamenterler arasında UMP’lilerin de bulunmasından memnun olmadığını saklamadı. Başvurunun kendisine hizmet etmediğini söyleyen Sarkozy, olası iptal kararının ayrıca Yahudi soykırımının (Shoah) inkârını cezalandıran Gayssot Yasası’na karşı benzeri bir başvuruya argüman oluşturabileceği imasında da bulundu ve bundan duyduğu kaygıyı dile getirmeyi ihmal etmedi. Bu kaygı özellikle Yahudi seçmene yönelik siyasi bir mesajdı elbette.
Gayssot Yasası’nın 9. maddesindeki insanlığa karşı suçlar kapsamında bulunan Shoah’nın inkârının Fransa’da cezalandırılmaması kabul edilir bir şey değil. Bu sadece Shoah’yı inkâra (François Duprat) veya hafifletmeye (Jean Marie Le Pen, Bruno Gollnisch) yönelik söylemleri olan ve haklarında dava açılan aşırı sağcı/ırkçı Ulusal Cephe (Front National) yönetici ve militanlarının işine gelebilir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.