
Canlıların olaylara karşı doğal olarak verdikleri refleksler vardır. Bir gürültü olduğu anda ilk olarak o sese dönüp bakılır, bir patlama olduğu zaman aksi istikamete kaçılır. Ancak kimi mesleklerde bu reflekslerin tersine çevrilmesi gerekir. Bir gazeteci patlama sesi duyduğu zaman oraya yönelir, bir itfaiyeci yangından kaçmaz, aksine içine girer.
Steven Spielberg’in yönettiği Savaş Atı/ War Horse da çarpışmalarda silah sesinden korkmayarak üzerine giden atlar üzerinden savaşın insan hayatlarını temelinden etkileyen yıkıcılığını anlatıyor.
Savaş Atı esasında Michael Morpurgo’nun çocuklar için yazdığı aynı isimli kitabın uyarlaması.
İngiltere Devon’da yaşayan Albert Narracott (Jeremy Irvine) gençliğinin ilk yıllarında bir atın doğumuna şahit olur. Yıllar içinde bu atla yakınlaşmaya çalışsa da pek başarılı olamaz. Ancak daha sonra babası Ted (Peter Mullan) bir açık arttırmada çiftliklerini sürecek güçlü bir at yerine bu genç atı alır. İlk baştan Albert’in annesi Rose (Emily Watson) bu fikre karşı çıksa da Albert atı eğiteceğine dair ona söz verir.
Joey adını verdiği at ile Albert arasında kısa sürede bir dostluk gelişir. Hatta her ne kadar Joey gibi bir ata uygun olmasa da ikili çiftliğin en zor tarlasını sürerler ve çiftlik sahibi Lyons’ın (David Thewlis) çiftliği geri almak için yaptığı hamleyi boşa çıkarırlar.
Ancak o sırada çıkan 1. Dünya Savaşı ve borçlarını ödeyecek paralarının olmaması üzerine Ted Joey’i Yüzbaşı Nicholls’e (Tom Hiddleston) satar. Albert buna karşı gelmek istese de başarılı olamaz ancak Yüzbaşı Nicholls ona savaş sonunda Joey’i geri getireceği sözünü verir. Yüzbaşı Nicholls ile savaş alanlarına giren Joey burada Topthorn isimli bir atla karşılaşır. İkili savaşın bütün yıkıcılığını görecek bir sürece girerler.
Yaklaşık iki buçuk saatlik süresine ve oldukça fazla oyuncunun yer almasına karşın Savaş Atı seyirciyi hiç sıkmayan, sürekli ilgisini ayakta tutan bir film. Kimi sahnelerde Lassie’yi anımsatsa ve bir çocuk kitabından uyarlansa da Spielberg’in elinde tam bir savaş filmine dönüşmüş. Filmdeki en büyük başarı hiç kuşkusuz bir aktör gibi rol yapan Joey’e yada Joey’e hayat veren 14 ata ait.
Olaylar karşısında bir insan gibi tepki veren Joey bütün seyircilerin kalbini kazanıyor. Ayrıca film boyunca savaşın anlamsızlığı ve özellikle çocuklar üzerinde nasıl yıkımlara yol açtığı ara karakterlerle çok güzel anlatılıyor.
Farklı ordularda farklı görevler için çalışan Joey kimi zaman izleyicinin aklına Stanley Kubrick’in Baryy Lyndon’ını anımsatsa da ikisi arasında büyük farklar mevcut.
Yazının devamını okumak için tıklayın.