Yanlış amaçlara hizmet eden ligin, şaibeli, şikeci ve “düztaban” olduğunu içtenlikle ilan etmek ve baş aşağı duran bu “ucubeyi” ayakları üstüne oturtma gayretine destek vermek, acaba hiç mi kamusal yarar içermiyor? Kamusal yarar kamunun beklentileriyle paralel yürüyen bir olgusallık değil mi?
Lig yanlış amaçlara hizmet ediyor, çünkü esas tüketicisinin kimlik ve kültüründen kopuk. Küçük bir azınlığın manipüle ettiği amaçlar milyonlarca taraftarın amacı yerine ikame edilmiştir. İyi ve güzel oynayarak sonuç üretmek yerine, ne pahasına olursa olsun sonuç üretmek, “öğretilmiş” bir yanlış amaç değil mi?
Hükümetin görevi, kamu yararının önündeki engelleri ortadan kaldırmak ve kamu ve yararını buluşturmak değil mi? Ekonomide eğitimde, kültürde izlenen siyasetlerin ana omurgasını bu perspektif oluşturmuyor mu? Ekonomik alanda özgürlükçü olacaksınız, dünya rekabetini esas halka olarak ilan edeceksiniz ama iş futbola gelince yasakçı ve “anti” Avrupa bir tavır benimseyeceksiniz? Oldu mu şimdi?
Avrupa futbolundan beş yıl boyunca uzak kalmayı göze alan arzu, acaba bir Avrupalılık ayıbını mı ima ediyor? Eğer bu konuda bir Avrupa ayıbı varsa söyleyin de biz aciz kullar da bilelim. Söz gelimi şikeyi Avrupalılar mı tezgâhladı? Bu büyük bir iftira Avrupa komplosu mu? Fitne ve “fesadın” mucidi onlar mı?
Avrupalılar bize kötü alışkanlıklar transfer etti de biz şimdi onları mı cezalandırıyoruz, nedir bu ipe sapa gelmez saçmalık Tanrı aşkına!
Avrupa’dan beş yıl uzak duralım diyen zihniyet aslında şikeyi “itiraf” ediyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.