Bir teknik adam neden iki hücumcusunu iki kenara sürer? Ve neden orada pozisyon almalarında ısrar eder? Amaç bellidir; rakibi geniş alanda savunma yapmaya zorlamak. Geniş “alanı” kontrol etmeye çalışan rakip üç önemli handikap yaşar.
İlkin alan savunması zaafa uğrar, çünkü orta saha oyuncuları dengeli bir alan savunması için daha geride durarak o geniş alan “koridorlarını” daraltmaya çalışırlar.
İkinci olarak defans ve önündeki orta saha oyuncularının oyun örüntüsünü bozulur. Bu ikili sonuç doğal olarak takımın biraz daha geriye “yaslanmasıyla” sonuçlanır. Ve son olarak da rakip bütün bunlardan ötürü “etkili” bir başlangıç ve baskı kurma imkânı bulamaz.
Ama bu planın işleyebilmesi için, daha doğrusu rakibin sizi ciddiye alması için, sizin “ikna” edici olmanız lazım. Eğer ikna edici değilseniz başınız “belada” demektir.
Sözü edilen oyun planının en ikna edici göstergesi defansınızın “nerede” durduğudur. Eğer rakibi geriye doğru itme düşüncesiyle saha çıkıyorsanız, rakibin, –sizin düşünceniz sonucu boşalttığı– alanları doldurmanız gerekir.
Defansınızı öne çıkararak rakibi tehdit etmiyorsanız hiçbir inandırıcılığınız kalmaz. Tam tersine iki uç oyuncunuzu iki kenara yollandığınızdan ötürü rakip için de –kullanabileceği– geniş alan “üretmiş” olursunuz.
O geniş alanı ya defansınızın desteğiyle siz doldurursunuz ya da o alanı “altın” tepside rakibe sunarsınız.
Yazının devamını okumak için tıklayın.