Bir futbol maçında “etkin” oyun zaman ve alan hâkimiyetiyle mümkün hale gelir. Kocaman’ın Bekir’e sürekli alan kullanımı konusunda uyarılar yapması hem Volkan’ın önündeki alanın hem de Trabzon hücumlarıyla ilk “temasın” sağlanacağı alanın önceden çok iyi hesaplandığını gösteriyordu. Yobo ve Bekir ikilisinin önünde ve arkasındaki alanın doğru “tesbiti” Fenerbahçe hücumu için hayati önemdeydi.
Takımı rakip alana dengeli olarak taşımanın bir başka alternatif yok. Yobo ve Bekir’in oyun içindeki stratejik alan paylaşımı, Fenerbahçe’ye hem hücum da hem de savunma da rakipten bir “kişi” daha fazla çoğalmasına imkân sağlıyordu. Bu ilkinin durduğu yer, Gökhan ve Ziegler’i hücumun “doğal” parçası haline getiriyordu. Sağda Mehmet Topuz ve Gökhan Gönül, solda Ziegler ve Caner’in dinamik kanat “örüntüsü” oluşturabilmeleri, Yobo ve Bekir’in oyun içindeki stratejik konum alışından ötürüydü.
İki stoperin oyuna katkısı bununla da sınırlı değildi elbette. Özellikle, Emre, Baroni ve Alex arasındaki pas alış-verişlerinin hem tam zamanlı olmasını sağlıyor hem de onları belirgin bir “pas tipi” tercihine zorluyordu. Emre, Baroni ve Topuz’un kısa pas “zikzakları” hem öne doğru hem de geriye doğru oyuna bir rahatlık katarken Alex de salt bu nedenle daha “huzurlu” ritme kavuşuyordu.
Eğer korkusuzca defansınızı öne çıkarıyorsanız aslında bu hamleyle önce defans anlayışınızı güçlendirmiş olursunuz.
Yazının devamını okumak için tıklayın.