Ülkedeki binlerce suçlu sanıktan birini yakalıyorsunuz.
“Diğer tüm suçluları yakalamadan beni yargılayamazsınız” diyerek karara itiraz ediyor.
“Ya bütün suçluları yakalarsınız ya da beni aklarsınız” restini çekiyor.
“Yoksa gök kubbeyi başınıza yıkarım.”
Ve dediğini de yapıyor. Yer gök sarsılıyor.
Talepte haklılık payı var; ama hem pratik değil hem de hukuk böyle işlemiyor.
Birilerinin ödü kopuyor ve bir seferliğine herkesi aklamak için düğmeye basılıyor.
“Haydi, hep birlikte aklanalım, haydi hep birlikte kar örtüsü olalım.”
Sonuç? Ankara önlerinden eli boş dönülüyor. Anlaşılan istenen bu değil. Iska!
Peki, ne isteniyor, iadeyi itibar, suçsuzluğunun ilanı!
3 temmuzdan bu yana sürdürülen ne komşunun dimyatı ne de evin pilavı siyaseti iflas ediyor. Sonuç TFF yönetimi istifa ediyor. İlk rauntta kazanıldı.
Anlaşılan hükümetin ödü koptu. Başbakan bu gayrı ahlaki tiyatro oyununu sineye çekecek. Yaşasın kör iktidar.
Peki, bu yanlış hesabın, bu basiretsizliğin, bu “ahlak tutulmasının” hesabını kim verecek? KCK ye Kürtlere şahin, şikeye, şikecilere güvercin.
Yazının devamını okumak için tıklayın.