Birgün
yazarlarından İlyas Başsoy, 1 Mayıs 2009 yazısını aylar önce, peşinen, 19 Ocak 2009’da, yukarıda okuduğunuz başlık altında yazmıştı. Aşağıda bu yazının tamamını dikkatinize sunacağım.
Doğrusunu isterseniz, “Taksim ve 1 Mayıs” tartışmasında ben 1 Mayıs’ın Taksim’de yapılmasını savunanlar tarafında yer alıyorum. Umuyorum ki böylece gerilim kaynaklarımızdan hiç değilse biri ortadan kalkmış olacaktır.
Peki öyleyse, İlyas Başsoy’un yazısını neden aktarıyorum? Öyle yapıyorum, çünkü bu yazı sol’un klişelere ve ezberlere yaslanan genel tutumundan çok cesur bir kopuşu ifade ediyor. O kadar güçlü ki, yazıyı okuyup bitirdiğimde kendi kendime “acaba benim ve bizim, ‘Taksim’de kutlansın ki 1 Mayıs bir korku günü olmaktan çıksın’ tezimiz yanlış mı?” diye sormadan edemedim. Okuyun bakalım, sizin kafanız da benimki gibi karışacak mı? ***
Yeni yılda ünlü insanlara beklentilerini sormuşlar. Bir sendika lideri ‘Bu yıl 1 Mayıs’ta Taksim’e çıkacağız’ demiş.
Belki çarpıtılmış bir ifadedir, bilemiyorum. Öyleyse beyefendi beni bağışlasın lütfen.
Bir sendika liderinin 2009 yılı ile ilgili projeksiyonu 1 Mayıs’ta Taksim’e çıkmakla sınırlı olabilir mi? Zaten mesele bu beyanat değil.
Öteden beri sorarım: Nedir bu Taksim ısrarı? Küçükken ‘aklım ermez’ der geçerdim. Neredeyse 40 yaşındayım, artık aklımın ermesi gerekmiyor mu?
John Fowles’in Aristos isimli kitabında muhalif kişilere sorulan altın değerinde bir soru vardır: ‘Yaptığın muhalefet muhalif olduğun şeyi güçlendiriyor mu, zayıflatıyor mu?’
1 Mayıs 2009’u tahmin etmek zor değil. Direnen kalabalıklar, polis vahşeti; gaz bombaları, dövülen hatta (maazallah) vurulan insancıklar, küfür eden esnaf görüntüleri vs vs... Yıllardır bildiğimiz şeyler.
‘Muhalif olduğumuz şey’in lüks bir odada bu görüntüleri izleyen ‘egemen güçler’ olduğunu hayal edelim. Acaba birbirini döven yoksul insanları gördükçe neler hissediyorlardır? Bu sahneleri mutlulukla izlediklerine eminim.
Burada tabii, Taksim’de öldürülen kardeşlerimizin anısına saygı diye ciddi bir durum var.
Yazının devamını okumak için tıklayın.