1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:53
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Alper Görmüş MEDYAİRONİK 27.03.2009
Alper Görmüş
Kılavuzu E. Özkök olan Hürriyet okurlarının “Nokta baskını” yorumları...
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Alper Görmüş - Kılavuzu E. Özkök olan Hürriyet okurlarının “Nokta baskını” yorumları... Alper Görmüş - Kılavuzu E. Özkök olan Hürriyet okurlarının “Nokta baskını” yorumları... Alper Görmüş - Kılavuzu E. Özkök olan Hürriyet okurlarının “Nokta baskını” yorumları... Alper Görmüş - Kılavuzu E. Özkök olan Hürriyet okurlarının “Nokta baskını” yorumları... Alper Görmüş - Kılavuzu E. Özkök olan Hürriyet okurlarının “Nokta baskını” yorumları... Alper Görmüş - Kılavuzu E. Özkök olan Hürriyet okurlarının “Nokta baskını” yorumları... Alper Görmüş - Kılavuzu E. Özkök olan Hürriyet okurlarının “Nokta baskını” yorumları... Alper Görmüş - Kılavuzu E. Özkök olan Hürriyet okurlarının “Nokta baskını” yorumları...
Alper Görmüş köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Ergenekon davasının ikinci iddianamesiyle birlikte artık şunu söyleyebiliyoruz: Darbe Günlükleri bundan böyle hukukun kapsama alanındadır...

Bu gelişmenin darbesiz, temiz bir demokrasiye inanan ve bu uğurda mücadele eden bütün yurttaşlar gibi beni de memnun ettiğini söylememe sanırım gerek yok.

Fakat, Darbe Günlükleri’ni yayımlayan derginin yayın yönetmeni olarak varılan bu aşama beni bir gazeteci olarak ayrıca mutlu etti. Haber kesinleşir kesinleşmez, neden bilmem, zihnim Nokta’nın baskına uğradığı 13 Nisan 2007 tarihine gitti.

Bir gün önce (12 Nisan 2007) Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt “Sözde değil özde laik cumhurbaşkanı” talep ettiği ünlü basın toplantısını yapmıştı. Büyükanıt konuşmasında Nokta ve Darbe Günlükleri’yle ilgili bir şeyler de söylemişti. Ben tam odamda ona bir cevap yazarken (Nokta’nın 19 nisanda piyasaya verilen sayısında yayımlandı: “Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a cevap”), dergi 50 kadar polis tarafından basıldı.

İlk şaşkınlık atlatıldıktan sonra “acaba basın bu haberi nasıl vermiş” diye, internette küçük turlar atmaya başladım. Gündem yüklüydü; bir yandan Büyükanıt’ın bir gün önceki çıkışı, bir yandan Cumhurbaşkanı Sezer’in o gün harp akademilerinde yaptığı ve “Türkiye Cumhuriyeti’nin hiçbir zaman bu kadar büyük bir tehlike altında olmadığı”na dair mesajı... Düşünün, bir yayın yönetmeni bir yandan internette “zinde güçler”in “balyoz gibi” inen çıkışlarını okuyup yorumlamaya çalışıyor, bir yandan da dergisini basan polislere laf yetiştirmeye çalışıyor... İşte o koşullarda Hürriyet’teki “Nokta’ya baskın” haberinin altına girilen “okur yorumları”nı okumaya başladığımda kendimi çok fena hissettiğimi ve beş-altı tanesini okuduktan sonra mesaiyi kestiğimi hatırlıyorum. O yorumları aylar sonra dönüp bir daha okumuştum. Ve şimdi, tam bu günlerde onların tamamını sizin de okumanızı istiyorum.

Fakat sizi o okur yorumlarıyla başbaşa bırakmadan önce, okurları o hale getirmede büyük payı olan bir tür gazetecilik konusunda bir şeyler söylemeliyim...

Gazeteciliğe bak!


Biz Darbe Günlükleri’ni 29 Mart 2007’de yayımladık. Sadece bir gün sonra Hürriyet genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök şöyle yazdı:

“Bir süredir medya çarşısında emekli bir komutanın günlüğü olduğu iddia edilen belgeler dolaşıyor. (...) Adı geçen komutan ısrarla ‘Bunlar benim günlüklerim değil’ diyor. (...) Belli ki birileri ‘özel bir imalat’ yapmış. Ama takan yok. Yayınlar var gücüyle devam ediyor. (...) Demokratlığımız işte bu kadar...”

Gazetenin bir başka ağır topu, daha önce grubun öteki iki gazetesinde yayın yönetmenliği yapmış Mehmet Yılmaz ise Günlükler’in sahte olduğuna emindi. Çünkü:

“(...) Ve ‘anılar hayali değil, çünkü anlatılan olayların detayları gerçekçi’ diye düşünenleri hayal kırıklığına uğratacak bir not: Benim adım bile yanlış yazılmış! Kurmay okulunu bitirip oramiralliğe kadar yükselmiş bir askerin günlüklerini yazarken asla yapmayacağı bir yanlış!”

Bunlar ne güzel gazetecilikler böyle! Ne güzel, ne güzel! Demek çok ciddi kamusal iddialar taşıyan bir haber, haberin öznesinin “yalan” demesiyle hemen çöp kutusuna atılmalıdır. Hele ki bir gazetecinin adı orada yanlış yazılmışsa, yakılıp öyle atılmalıdır!

Ertuğrul Özkök, neyse ki “özel imalat” gazetecilik yapan biri olarak cezamı kesmemişti o yazıda. Fakat onun yapmadığını, imamlı-cemaatli atasözümüzde pek güzel anlatıldığı gibi okurları yaptı: Özkök’ün “özel imalat bunlar” diye yazmasından iki hafta sonra (13 Nisan 2007) Nokta basıldı. O gün, Hürriyet’in internet sayfasındaki haberin altına 43 “yorum” yazıldı. Bunlardan 37’si “oh oldu” içeriğindeydi. Aşağıda bu yorumların tamamını (bazılarını mecburen kısaltarak) dikkatinize sunuyorum:

“Gökyüzünün rengini unutsunlar”


1. Yalan haber yapmışlarsa cezalarını çekecekler.

2. Deşifre edilsin görelim bakalım. Dergiye bu haberi kim vermiş? Belgesi var mı, çıkar meydana.

3. Hayırlı işler.

4. Son nokta.

5. Bu polis baskını, suçluların telaşı olsa gerek; çünkü kendi uydurma ve iftiralarını örtbas etme taktiği.

6. Yalanın en büyük düşmanı doğrudur, doğrunun ve cumhuriyetin yanında olanlar kazanacaktır.

7. (...) Birileri Nokta dergisini tetikçi olarak kullanıyor ama kim?

8. Zaten çok esaslı bir temizlik gerekiyor. Ta Utah’tan buraya kadar. Bir icat olsa da hain arama detektörü geliştirilse. Vatana, cumhuriyete, Atatürk’e ihanet eden o hainler tek tek açığa çıksa. Ak lale, kara lale belli olsa.

9. Delinin biri kuyuya taş atmış...

10. Ellerinde belge olsaydı polis baskınına kadar beklemez ortaya çıkarırlardı. Yalan yanlış haberlerle Nokta dergisi noktayı koydu.

11. Belge var ise her türlü şeyi yazın ama belgesiz bir takım kurumlarımızı karalamak bu kadar kolay olmamalı. İnşallah Silahlı Kuvvetler’le uğraşanlar sonunda hüsrana uğrayacaktır.

12. (...) Nokta ve diğer basın yayın organlarına sesleniyorum. Devam ediniz, siz devam ettikçe bizler, yani Atatürk’ün emanetinin yılmaz bekçileri ordumuza daha da sarsılmaz bir sadakatle bağlanacağız.

13. Yahu bu senaryolar tamamen hükümetin paranoyasından başka bir şey değil. Farzedin ki darbe yapacaklardı, sizler darbe yapmanın kolay bir şey olduğunu mu sanıyorsunuz. (...)

14. Geç kalınmadı mı? İllaki genelkurmay başkanının bunları dile getirmesi mi bekleniyordu?

15. Yüce Türk milleti; Silahlı Kuvvetler bizim geleceğimiz, huzurumuzun, mutluluğumuzun ve onurumuzun koruyucusudur. (...) Kim ki onu yıpratmaya çalışırsa, kahrolsun.

16. TSK’yı yıpratacağız diye oralarda buralarda delil aramak ateşle oynamak gibidir.

17. Sayın Büyükanıt böyle (diyorsa), Nokta dergisinin baş editörü ve bu yazının altına imzasını atan araştırmacı gazeteci şahsın sorgulanıp ciddi bir mahkûmiyete çarptırılması gerekmez mi?

18. Mahkemeye intikal etmiş bir konuda niye baskın yaparak iftiracıları mazlum durumuna getiriyorsunuz?

19. Nokta... Konu kapanmıştır. Yaşasın TSK.

20. Yok öyle üç köfteden beş iftira atıp parsayı toplamak. Eğer bu günlük sahteyse, bu adamların gökyüzünün rengini unutacak kadar içeri tıkılmaları gerekir.

21. Evet, Nokta’ya baskın ama 20 gün sonra! Atı alan Üsküdar’ı çoktan geçti.

22. Nokta dergisine son nokta. Nerede Günlük?

23. TSK’yı kimse yıpratamaz, buna güçleri yoktur. (...)

24. (...) 14 mayısta haydi Ankara Tandoğan’a.

25. Nokta dergisini kimin finanse ettiğini buraya yazmaya gerek var mı?

26. Nokta dergisine nokta operasyon yapılıyor. Derginin bütün yöneticileri uzun bir hapis cezasını hak etti bence. (...)

27. (...) Bu gafiller şunu çok iyi bilsinler: Siz vurdukça bu halk TSK’ya daha da fazla sevgi duyuyor. Devam edin siz devam edin. Bize güç ve azim veriyorsunuz.

28. Türk Silahlı Kuvvetlerimizle bu kadar oynanmaz ki.

29. (...) Yazdıkları yalan olan bir dergi bundan sonra alınıp okunmaz. (...)

30. Dün bir bugün iki, daha gelecek... TSK ile uğraşmak mı? Yanlış yoldasınız beyler.

31. Olmamasını umut ederim, yoksa iftira edene en ağır ceza verilsin ama varsa o zaman bunu planlayan da cezasız kalmasın!

32. Şanlı Türk Ordusu’yla uğraşmaktan sonuç çıkmaz. (...)

33. Bir de günlük bulunamazsa, Nokta dergisinin yayın hayatına nokta konur. Bir de onun yandaşlarının hem yayın hem de siyasi hayatlarına!

34. Noktası mı kalmış, çivisi çıkmış çivisi!

35. Oramiral rütbesi taşıyan biri 15-16’lık genç kız gibi böyle ciddi bir konuda günlük mü tutacak? (...)

36. TSK ile uğraşan herkes artık çok olmaya başladı. (...)

37. Arayın bulursunuz... Masallar bölümünde...

İroniye bakın ki, bir derginin basılması haberine bu “yorum”lar, adı Hürriyet olan bir gazetede yayımlanmıştı.

 

Diğer Alper Görmüş Makaleleri:
  1. CHP bunu yapabilir mi - 31.08.2010
  2. İnsandan ‘av’ diye söz eden haberler... - 27.08.2010
  3. Benim Sezen Aksu’m... - 24.08.2010
  4. Balyoz’daki ‘en ciddi çelişki’ üzerine - 20.08.2010
  5. Yargının, iradesini rehin aldığı ülke: Türkiye… - 17.08.2010
  6. Pınar Doğan ve Dani Rodrik’in “blog”ları üstüne (2) - 13.08.2010
  7. Pınar Doğan ve Dani Rodrik’in “blog”ları üstüne - 10.08.2010
  8. Balyozda “çelişki” avı ve son bomba... - 06.08.2010
  9. Hürriyet göreve! - 03.08.2010
  10. “Pişman değiliz” başlıkları ve “taş atan” gazetecilik - 30.07.2010
  11. Geçici 15. Madde rahatsızlığım büyüyor - 27.07.2010
  12. ‘Öcü’ siyaseti ve referandum - 23.07.2010
  13. Zavallı bir argüman: ‘Bu insanlar nasıl sanık olur?’ - 20.07.2010
  14. PKK ve Kürt sorunları ancak birlikte çözülebilir - 16.07.2010
  15. Ergenekon savunmalarının özü... - 13.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Kılavuzu E. Özkök olan Hürriyet okurlarının “Nokta baskını” yorumları... - Alper Görmüş
03.09.2010 05:53:00