Cumhuriyet Halk Partisi’nin yeni lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ya başta Doğan Grubu olmak üzere merkez medyadan verilen “gaz”, bana eski örnekleri hatırlattı... Onu hatırlayınca da, gaz verilen siyasetçinin başarısızlığı ya da bir “yamuğunun” görülmesi durumunda nasıl hızla “satışa çıkarıldığı” geldi aklıma.
Belki Kemal Bey’e bir faydası olur diye 2000’de Süleyman Demirel’in, 2001’de Ahmet Necdet Sezer’in, 2002’de de İsmail Cem’in başına gelen “gaz ve satış” öykülerinden oluşan üç bölümlük bir dizi hazırladım.
Kronolojik gideceğim, dolayısıyla Süleyman Demirel’den başlayacağım...
“Baba banko”, “baba garanti”
2000 yılının başlarında Türkiye’nin ana gündem maddesi yeni cumhurbaşkanının seçimiydi. Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in beş yıllık süresi dolmuştu ve yeniden seçilmesi yasal olarak mümkün değildi. Fakat üçlü koalisyon’un (Demokratik Sol Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve Anavatan partisi) liderleri (Bülent Ecevit-Devlet Bahçeli-Mesut Yılmaz) aralarında anlaşarak Demirel’in süresini uzatmaya karar verdiler. “5+5” diye formüle edilen yeni bir yasa maddesi hazırlayarak TBMM’ye sundular. Böylece, bir dönem cumhurbaşkanlığı yapmış olan bir kişi beş yıllığına yeniden seçilebilecekti.
Önerge, iktidar milletvekilleri arasında dahi memnuniyetsizlik yarattı. Çünkü Süleyman Demirel’in adı, dönemin batık bankacılığı ve kamu kaynaklarının yağma edilmesi siyasetiyle birlikte anılıyordu. Fakat bu, dönemin büyük medyasının umurunda bile değildi. Zamanın üç büyük gazetesi (Hürriyet, Sabah, Milliyet) militan bir “Demirel gazeteciliği” yapıyorlardı. O kadar ki, sonradan ortaya çıkacağı gibi, Demirel’in, yeğeni batık bankacı Murat Demirel için Azerbaycan Devlet Başkanı’na gönderdiği iş takibi mektubu bu gazetelere gittiği halde, “5+5” oylamasına zarar verir gerekçesiyle yayımlanmamıştı.
Merkez medya gazeteleri (hemen belirtelim, bu olayda başı, Zafer Mutlu’nun yönettiği Sabah çekiyordu), “Baba”nın bir daha seçilmesini mümkün kılan yasanın TBMM’de reddedildiği 5 Nisan 2000’e kadar habermiş gibi yapan manşetlerle çıktılar. Bu manşetlerde bir yandan Baba’nın “garanti” ya da “banko” olduğu öne sürülüyor, bir yandan da olur da süresi uzatılmazsa neler olabileceği hatırlatılıyordu.
“Gûya-haber”ler furyası...
Ortalığı “Fatura çok ağır olur” gibi gûya-haber’ler kaplamıştı: “5+5 paketini zora sokan gelişmeler hem içte, hem de dışta ciddi tedirginliğe yol açtı. Demirel’in hükümetin dördüncü ortağı gibi çalıştığını, birçok krizin çözülmesinde anahtar rolü oynadığını hatırlatanlar, şimdi hükümette doğacak sıkıntı sonucu Türkiye’nin yıllar sonra yakaladığı sihirli formülü kaybetmesinden korkuyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.