1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 09 Şubat 2012 Perşembe 20:36
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Alper Görmüş MEDYAİRONİK 12.03.2010
Alper Görmüş
Patrona 'atın bunu’ diyen gazeteciler de gördük!
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Alper Görmüş - Patrona 'atın bunu’ diyen gazeteciler de gördük! Alper Görmüş - Patrona 'atın bunu’ diyen gazeteciler de gördük! Alper Görmüş - Patrona 'atın bunu’ diyen gazeteciler de gördük! Alper Görmüş - Patrona 'atın bunu’ diyen gazeteciler de gördük! Alper Görmüş - Patrona 'atın bunu’ diyen gazeteciler de gördük! Alper Görmüş - Patrona 'atın bunu’ diyen gazeteciler de gördük! Alper Görmüş - Patrona 'atın bunu’ diyen gazeteciler de gördük! Alper Görmüş - Patrona 'atın bunu’ diyen gazeteciler de gördük!
Alper Görmüş köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Başbakan Erdoğan’ın köşe yazarlarıyla ilgili olarak medya patronlarına yaptığı çağrının kabul edilemezliği ortada. Köşe yazarlarının imzasına açılan bir protesto metni de var.

Bu gelişme bana, yıllar önce yaşanmış başka bir “patrona şikâyetle gazeteci kovdurma” girişimini hatırlattı. Hayır, şikâyet mevkiinde olan kişi Başbakan değildi, bir gazeteciydi (Radikal ve Milliyet ’in eski yayın yönetmeni, şimdiki Hürriyet yazarı Mehmet Y. Yılmaz) ve üstelik de atılmasını istediği kişi bir yıl öncesine kadar birlikte çalıştığı bir arkadaşıydı. Bu utanç verici hamlenin utanç katsayısını arttıran bir nokta da, atılma talebinin tamamen “ideolojikdüşünsel” gerekçelere dayandırılmasıydı.

Atılması istenen gazetecinin birdenbire “şeriatçı” olduğu öne sürülüyordu... O gazeteci, bendim.

Bunu şimdi neden hatırlatıyorum? Çünkü her şeyin belgeli ve apaçık olduğu hikâyeyi daha önce birkaç kez yazmama rağmen tek bir meslektaşım bile “vay canına” demedi; bugüne kadar konuyla ilgili tek bir satır yazılmadı. Belki, diyorum, “Başbakan’ın patrona şikâyetle gazeteci kovdurması” müessesesi bu kadar öne çıkmışken, onun, “gazetecinin, patrona şikâyetle gazeteci kovdurması” versiyonu da ilgi çeker.

İçinde benim de yer aldığım, ayrıntısını birazdan anlatacağım hadiseyi de katarak söylüyorum: Bizim meslek o kadar kirli bir geçmişe sahip ki, kendisini esaslı bir özeleştiri ve vicdan muhasebesinden geçirmeden ona buna laf yetiştirme hakkının olmadığını düşünüyorum. (Yeri gelmişken: Dinç Bilgin, bu kirli geçmişi deşifre etmede müstesna bir rol oynuyor. Buradan kendisine minnettarlığımı sunmak istiyorum.) 1994’teki olayı 2001’de neden anlattım Yandaki “okuma parçası”ndan da anlayacağınız gibi, sözünü ettiğim hadise 1994’te yaşandı. Ben, çok üzülmeme rağmen yedi yıl boyunca bu olaydan hiç söz etmedim.

Fakat 2001’de, Medyakronik ’i hazırlarken yayımladığımız bir habere Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yılmaz’ın verdiği “Yalan söylüyorlar” tepkisi, bardağı taşıran damla oldu. Haber gerçekti, belgeliydi, bunu Milliyet yazıişlerindeki herkes biliyordu. Düşünün, birlikte çalıştığınız çok sayıda insan kararınızı ve uygulamanızı biliyor ve buna rağmen siz oraya buraya “Tümüyle yalandır, böyle bir şey olmamıştır” diye açıklamalar gönderiyorsunuz... Biz o zamanlar bunu özel tür bir “profesyonellik” anlayışının türevi sayıp açıklamaya çalışmıştık, aklımıza başka bir şey gelmemişti... Ve ben de, “Mehmet Yılmaz profesyonelliği”nin nasıl bir şey olduğunu göstermek üzere yedi yıl önce yaşadığım olayı anlatma kararı almıştım.

Peki, neydi Medyakronik ’in yayımladığı ve beni yedi yıl önceye dönmeye zorlayan “yalan” haber? Yandaki “okuma parçası”nda yer alan bazı göndermeleri anlayabilmeniz için o olayı da kısaca bir özetlemem gerekiyor.

“Milliyet ’te sansür gecesi” Medyakronik ’te 7 Haziran 2001’de yayımlanan haber “Milliyet ’te sansür gecesi” başlığını taşıyordu.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Alper Görmüş Makaleleri:
  1. ‘Korkan Türk gazeteciler’in cesur manipülasyonları - 07.02.2012
  2. Hükümetin Hrant’a vicdan borcu - 03.02.2012
  3. Bak ‘Hürriyet’, neler çıktı! - 31.01.2012
  4. Ermeniler neden 1915’e ‘takılıp kaldı...’ (3) - 27.01.2012
  5. Dink davası: Hükümete bu bilgileri kim veriyor - 24.01.2012
  6. Ermeniler neden 1915’e ‘takılıp kaldı...’ (2) - 20.01.2012
  7. Generalden utanın! - 17.01.2012
  8. Sol’un yap(a)madığını yapan iddianame - 13.01.2012
  9. Başbuğ da savunmasını kamuoyuna yaptı - 10.01.2012
  10. ‘Merkez’in yeni filmi: Yasla başını omzuma... - 06.01.2012
  11. Devletin ‘dördüncü kuvvet’i... - 03.01.2012
  12. Rojin: Samimiyetin, dobralığın neşeli gücü... - 30.12.2011
  13. Ermeniler neden 1915’e ‘takılıp kaldı...’ - 27.12.2011
  14. CHP’liler yeniden ümitsizleşirken... - 23.12.2011
  15. Cumhuriyet’in demokrasisiz olması kaçınılmaz mıydı - 20.12.2011
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Müzakereler barış için bir fırsattı
  5 milyar dolar yatırımla 45 yeni AVM geliyor
  Çağlayan: Angela Merkel bizi incitiyor
  Sanayi üretiminde 3.7 artış
  Demirören’den kamuoyu yoklaması
  Beşiktaş’a gol atınca dua ettim
  Divan Kurulu toplantısı yapıldı
  Londra’ya emin adımlarla
  Futbolun kuralı yeniden yazılıyor
  Ersan’dan “double double”
  Derbi maçın galibi Fenerbahçe
  Anadolu Efes işi mucizeye bıraktı
  Arkas Spor ilk 6 arasına girdi
  Burada ‘tanrı-küratör’yok
  ‘Rant kaygısı İstanbul’u ahtapot gibi sardı’

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
ARADA
Markar Esayan - 09.02.2012
Devlet ve kurumları
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 09.02.2012
Türk futbolu medeni değil!
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Alper Görmüş - "Patrona 'atın bunu’ diyen gazeteciler de gördük!" başlıklı köşe yazısı
09.02.2012 20:36:06