1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:55
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Amberin Zaman ARAF'TAN 30.05.2008
Amberin Zaman
Ankara havası
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Amberin Zaman - Ankara havası Amberin Zaman - Ankara havası Amberin Zaman - Ankara havası Amberin Zaman - Ankara havası Amberin Zaman - Ankara havası Amberin Zaman - Ankara havası Amberin Zaman - Ankara havası Amberin Zaman - Ankara havası
Amberin Zaman köşe yazılarını web sitenize ekleyin
ANKARA Biz de son günlerin modasına uyup, yargı muhtıraları, telekulak skandalları ile çalkalanan Ankara’ya gidip ne olup bittiğini anlayalım dedik. Batılı diplomatlar, siyasetçiler ve farklı kesimlerden insanlarla görüştük. AKP kapatılır mı? Eğer kapatılırsa ne olur? Batı nasıl tepki vermeli? Aldığımız cevaplar çoğunlukla kötümserdi. Başörtüsü davasının raportörünün davayı ret etme eğilimine bir tür yalancı bahar gözüyle bakılıyor. Benzer yorumlar birçok gazetede yayımlanmış olsa dahi yine de sizinle paylaşmak istedik. Hem tüm bu kargaşanın arasında ışıldayan umut sinyalleri de yok değil. AKP kapatılır mı sorusuna, görüştüğüm kişilerin çoğu “mutlaka” cevabını verdi. Batılı diplomatlar arasındaki hâkim kanı AKP’yi saf dışı bırakmak isteyen güçler bu işi “ölümüne bir savaş” olarak görüyor ve işi “yarım bırakmayacakları” yönünde. Hatta aralarında daha da pesimist olanları “Partiyi kapatmakla kalmayacaklar, daha da ileri gidecekler,” diyor. Hatta darbe sözcüğünü de çekinmeden kullanabilenler de var ancak bunun ne şekil alabileceğini de bir türlü izah edemiyorlar. “Biz, merkeze analizlerimizi yollarken hiç bu kadar zorlanmamıştık,” diye yakınıyor bir üst düzey AB diplomatı. “En kritik süreç, olası kapatmadan sonra AKP’den kopuşlar olup olmayacağı” diyorlar. Eğer olursa AKP’nin tasfiyesini isteyenler tatmin olurlar mı peki? “Hayır,” diyor bir tanesi. “İşi sansa bırakmazlar, farz edelim ki AKP yerli yerinde duruyor ve yeni bir çatı altında toplanıyor, bütün çabaları boşuna gitmiş olacak.” Peki sonra? Mantığa yatan hiç bir cevap yok. Ancak yine bir Batılı diplomatın belirttiği gibi yaşanan sürecin hiç bir yanı mantığa sığmıyor ki. Memleket çıldırmış. Tüm bu apokalips [kıyamet, mahşer] manzaraları arasında Anayasa Mahkemesi üyelerinden birinin bazı yabancı büyükelçilere sarf ettiği kritik sözler bir umut oluşturmuş vaziyette. Bize bizzat büyükelçilerden birinin aktardığına göre anılan Anayasa Mahkemesi üyesi ısrarla “İlle AKP kapatılacak diye bir şey yok, hazine yardımı kesilir, olur biter,” demiş. Böylece AKP ciddi şekilde uyarılmış olur, her şey normale döner türünden bir senaryo. “Kapatmanın ekonomide yaratacağı tahribatı kimse göze alamaz,” diyor bu sonucun olasılığına gönül bağlamış büyükelçi. Batı’nın tepkisine gelince; görüştüğüm AB’li diplomatlar AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri, Olli Rehn’in verdiği ilk demeçlerin fazlası ile AKP’ye angaje bir imaj yansıttığını düşünüyorlar. “İtirazlarımız demokrasinin, AB kriterlerinin temel prensipleri üzerinden yapılmalı, bir partiyi savunmak şeklinde değil,” diyor birisi. Aynı diplomat, partinin kapatılması durumunda dahi AB müzakerelerinin dondurulmasını yanlış buluyor. “AKP’nin yerine gelecek (çatı partisinin oluşturacağı iktidardan söz ediyor) hükümeti zor durumda bırakmış oluruz, elini zayıflatmış oluruz,” diye tamamlıyor sözlerini. Bir diğer AB’li yetkili ise, “Son iki yıldır 301 başta olmak üzere reformları niye askıya aldınız” diye sorduğumuzda “AKP’liler hep ‘ortam müsait değil, düşmanlarımız üstümüze gelir” bahaneleri ile savuşturuyorlardı bizi. ?imdi düşmanlarının en çok üstlerine geldiği noktada nasıl oluyor da reformlara yeniden sarılıyorlar, hiç samimi gelmiyor bize, AKP bizi kendi oyunları içine çekemez,” diyor. Özetle AKP’yi de eleştiren çok ama yerine konacak birilerini de görmüyorlar. Amerikan yönetimine gelince: Edindiğimiz izlenim, davayı beyanları ile kınamaktansa işi “doğal” seyrine bırakma eğilimi ağır basıyor. “Fazla eleştirirsek bu sefer AKP’yi kolladığımız savları güçlenecek bu da en fazla AKP’yi yıpratır,” diyorlar. Türkiye demokrasisine, AKP hükümeti üzerinden sözlerden ziyade hareketleri ile arka çıkmayı yeğliyorlar. Daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi özellikle ABD dışişlerinde, olup bitene ibretle bakılıyor. ABD’nin aralık ayına doğru gelmesi neredeyse kesin gözüyle bakılan asker kökenli, Vietnam savaşında yer almış, yeni büyükelçisi, Jim Jeffrey’in, bu bakış açısını etkileyip etkilemeyeceğini o zamanki şartlar belirleyecektir mutlaka Ne var ki AB’den farklı olarak ABD’nin Türkiye’yle olan ilişkileri halen ağırlıklı olarak stratejik ve askerî nitelikte. Dolayısıyla iktidarda kim olursa olsun ABD Türkiye ile ipleri koparma lüksüne sahip değil. Ancak yine bir ABD’li kaynağımızın ifade ettiği gibi ABD’nin TSK’ya ilettiği gayri resmî mesajı özetle şöyle “gerçekçi olun, artık darbe yapma günleri geride kaldı.” Bizce de... 30.05.2008

 

Diğer Amberin Zaman Makaleleri:
  1. ‘Tamer Bey’ - 26.03.2010
  2. ‘Monşer’ reformu hazır - 20.03.2010
  3. İster istemez yine Ermeniler - 19.03.2010
  4. Abdullah Gül inadına barış diyor - 12.03.2010
  5. Ermenistan ile ilişkiler - 05.03.2010
  6. Kriz mi, ne krizi - 26.02.2010
  7. Yıldıray Oğur da erken davranmış - 19.02.2010
  8. İlker Başbuğ - 12.02.2010
  9. Basel’de Kürt olmak - 05.02.2010
  10. Ankara imzasına sadık kalsın - 22.01.2010
  11. Basın özgürlüğünde geriye gidiyoruz - 15.01.2010
  12. Sandıktan esas patates çıkar - 08.01.2010
  13. Obama’nın zor yılı - 02.01.2010
  14. Ermenistan protokollerden imzasını geri çekecek mi - 18.12.2009
  15. Kürt sorununda kakofoni - 11.12.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Ankara havası - Amberin Zaman
03.09.2010 06:55:51