1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:39
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Amberin Zaman ARAF'TAN 13.06.2008
Amberin Zaman
Başörtülü kadınların sesi
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Amberin Zaman - Başörtülü kadınların sesi Amberin Zaman - Başörtülü kadınların sesi Amberin Zaman - Başörtülü kadınların sesi Amberin Zaman - Başörtülü kadınların sesi Amberin Zaman - Başörtülü kadınların sesi Amberin Zaman - Başörtülü kadınların sesi Amberin Zaman - Başörtülü kadınların sesi Amberin Zaman - Başörtülü kadınların sesi
Amberin Zaman köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Sevgili okuyucularım. Başörtüsünü bahane ederek her türlü hukuksuzluğa, adaletsizliğe, ve istismara imza atılan bu günlerde bir de başörtülü kadınların kendileri ne diyor? Hiç onlara kulak verdik mi? En son Van’da üniversite kampusuna bile sokulmayan, onurları incitilen başörtülü genç kızlarımızı gerçekten düşünen var mı acaba? Gözümün içine baka baka başörtülü milletvekili hanımlarının “Designer” (marka) çantalarını göğüslerine bastırarak “bir metre kare bez parçası için değer miydi” diye AKP’li kocalarının yakında buharlaşacak olan statülerine ağlayanları hayretle izlerken, kadim dostum Başkent Kadın Platformu üyesi ve ilahiyatçı Dr. Hidayet ?efkatli Tuksal’ın bana ulaştırdığı açıklamayı sizlerle paylaşmak istedim. Bilmeyenler için özetleyecek olursak, Platform özünde başörtülü kadınların sorunlarını dillendirmek için oluşturulmuş ama hızlı bir şekilde tüm mağdur kesimlerle el ele veren demokrat özgürlükçü hareket halini almış bir oluşum. Cesurlar, erkeklere kök söktürüyorlar, mülteci Iraklı kadınlara kucak açıyorlar, Somalili ailelere gıda yardımı yapıyorlar. Yazıyorlar, tartışıyorlar, mizah anlayışları da süper. Bu kadınları çok seviyorum, sayıyorum. İyi ki varsınız diyorum. Başkent Kadın Platformu Basın Açıklaması Metni: “Yaşananlar yeterince açık! On yıllardır kendimizi savunmaktan yorulduk! Bizler, bu ülkenin ‘başlarını örten’ kadınlarıyız! Kültürlerin, dinlerin, ırkların ‘Anadolu’su olan bu topraklarda yaşanmış sevinçlerin ve kederlerin mirasçısıyız. Damarlarımızda bütün ırkların kanını, dilimizde bütün dillerin kelimelerini, yaşamımızda bütün kültürlerin cümbüşünü taşıyoruz ve böyle olmaktan memnunuz! Bizler, bu ülkede ve bu gezegende barış ve huzur içinde yaşamak istiyoruz! Okumak, çalışmak, üretmek, sevmek, sevilmek, saygı duymak ve saygı görmek istiyoruz! Bizler başörtülü kadınlarız ve başörtülerini seven kadınlarız ama başörtüsünden ibaret değiliz, başörtülerimizin altında birer kafa, zihin, yürek ve beden taşıyoruz; bunun fark edilmesini istiyoruz. On yıllardır yaşadıklarımız bize eşitliğin ve özgürlüğün değerini öğretti; bu bilinçle herkes için en yüksek standartlarda özgürlük istediğimizin bilinmesini istiyoruz! Bizler birilerinin maşası, kölesi, ajanı, payandası değiliz; bizlere gizli veya açık bu sıfatları yakıştıran ve bu sıfatlar üzerinden korku politikaları üreten kişilerin ve kurumların kişilik haklarımıza yönelik pek çok suçu bir arada işlediklerini düşünüyoruz. Ancak suçun bu kadar sıradanlaşması ve normalleşmesi hatta çoğu zaman adalet ve güvenlikten sorumlu mercileri işgal eden kişiler tarafından işlenmesi karşısında şaşkın ve çaresiziz. Kendi acılarımızı çekerken başka acılara sessiz kalmayı içimize sindiremiyoruz. Van’da araçlardan indirilen başörtülü öğrencilerin acısı içimizi ne kadar yakıyorsa, geçtiğimiz günlerde bıçaklanarak öldürülen travesti Sisi’nin, Hasdal Askerî Cezaevi’nde ağır işkenceye maruz bırakılan vicdani redci Mehmet Bal’ın, Nevruzları mateme dönüştürülen Kürt vatandaşlarımızın ve güvercin tedirginliği ile kurşunlara kurban giden Hrant Dink’in acısı da içimizi o kadar yakıyor. Biz, azınlık çoğunluk demeden, hepimize bu ülkeyi, bir arada barış ve huzur içinde yaşamayı çok gören o ‘mihrakları’ iyi tanıyor ve iyi biliyoruz. Ve o mihraklara diyoruz ki: Bizler, çeşitli farklılıklarımızla her birimizi düşman ve tehdit ilan ettiğiniz bütün sade vatandaşlar, sizin oyunlarınızın, bozgunculuğunuzun farkındayız. Ve biz, kendi gücümüzün ve sizin güçsüzlüğünüzün de farkındayız. Düştüğünüz paniği görüyoruz. Çığırtkanlığınız, darbeleriniz, aşırı güç kullanımınız sizi ele veriyor. Ama şunu bilin ki biz birbirimizi seviyor ve sizlerden korkmuyoruz! Çektiğimiz her eziyeti daha özgür ve daha demokratik bir Türkiye için ödediğimiz bedeller olarak görüyor, çabamızın sonuçsuz kalmayacağına inanıyoruz. Ne mutlu bu çabaya ortak olanlara! Ne mutlu özgür ve demokrat bir Türkiye’ye inananlara!” (Ankara, 10 Haziran 2008) 13.06.2008

 

Diğer Amberin Zaman Makaleleri:
  1. ‘Tamer Bey’ - 26.03.2010
  2. ‘Monşer’ reformu hazır - 20.03.2010
  3. İster istemez yine Ermeniler - 19.03.2010
  4. Abdullah Gül inadına barış diyor - 12.03.2010
  5. Ermenistan ile ilişkiler - 05.03.2010
  6. Kriz mi, ne krizi - 26.02.2010
  7. Yıldıray Oğur da erken davranmış - 19.02.2010
  8. İlker Başbuğ - 12.02.2010
  9. Basel’de Kürt olmak - 05.02.2010
  10. Ankara imzasına sadık kalsın - 22.01.2010
  11. Basın özgürlüğünde geriye gidiyoruz - 15.01.2010
  12. Sandıktan esas patates çıkar - 08.01.2010
  13. Obama’nın zor yılı - 02.01.2010
  14. Ermenistan protokollerden imzasını geri çekecek mi - 18.12.2009
  15. Kürt sorununda kakofoni - 11.12.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Başörtülü kadınların sesi - Amberin Zaman
03.09.2010 06:39:58