Aslında Şaban Dişli olayını yazmak istiyordum zira çok ama çok önemli. İlk defa CHP muhalefeti doğru adresten yapıyor. Yolsuzluk iddiaları AKP’nin önündeki en büyük sorun olmaya aday. MHP ise ayak oyunlarına devam ediyor. Türbanı bu kadar savunuyor madem, 1999 seçimlerinde kadın milletvekili Nesrin Ünal’ı Meclis’e sokunca neden başını açtırdı. Cevapları hazır; bu seçimde AKP Van’dan çıkardığı başörtülü kadın adaya, Gülsen Orhan’a aynı şeyi yaptırdı. Öyle de bunun neresi yapıcı siyaset söyler misiniz? Neyse affınıza sığınarak tekrar Ermenistan-Türkiye meselesine dönme ihtiyacını duyuyorum.
* * *
Evet, boşuna anket yapıp durmasınlar artık, Cumhurbaşkanı Gül’ün Erivan’a gitmeyeceği gittikçe netleşiyor. Herhalde maça bir hafta kala halen Ermenistan’a cevap verilmediyse gitme ihtimali sıfıra yakın. Maç için dahi olsa önceden keşif yapılır, karşı tarafla güvenlik, protokol meseleleri konuşulur. Bunların hiçbiri yapılmadı. Güvenilir kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre 6 eylül gecesi Erivan’da oynanacak maça Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’nun gideceğine neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Bu köşede defalarca Cumhurbaşkanımızın neden Erivan’a gitmesi gerektiğini yazdım, dolayısıyla bu konuyu tekrarlamama gerek yok. Ancak Cumhurbaşkanımızın gitmeme kararı (umarım tahminim yanlış çıkar) ne anlama geliyor bunu irdeleyelim biraz.
Her ne kadar Türkiye ve Ermenistan birkaç aydır diplomatik ilişki kurmaya yönelik İsviçre’nin başkenti Bern’de gizli görüşmeler yürütüyor olsa dahi demek ki iş karar verme, yani somut adım atma noktasına gelince Türkiye özellikle Azerbaycan’ın muhalefetine dayanamıyor ve o adımı atamıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.