1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 07:00
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Amberin Zaman ARAF'TAN 21.05.2008
Amberin Zaman
Din, vicdan ve ahlak
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Amberin Zaman - Din, vicdan ve ahlak Amberin Zaman - Din, vicdan ve ahlak Amberin Zaman - Din, vicdan ve ahlak Amberin Zaman - Din, vicdan ve ahlak Amberin Zaman - Din, vicdan ve ahlak Amberin Zaman - Din, vicdan ve ahlak Amberin Zaman - Din, vicdan ve ahlak Amberin Zaman - Din, vicdan ve ahlak
Amberin Zaman köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Yaklaşık üç hafta önce sevgili babamı kaybettim. Ani rahatsızlığı Anayasa Mahkemesi’nin AK Parti’ye ilişkin kapatma davasıyla ilgili kararının açıklandığı günlere denk geldi. Davanın özünde yatan ithamı AK Parti’nin dini siyasallaştırarak Türkiye’deki laik düzeni dinamitlediği ve bunun yerine İslam’a dayalı bir yönetim tarzını pekiştirme gayreti içinde olduğu şeklinde özetleyebiliriz. Demokrasilerin en temel gereklerinden biri din ve vicdan hürriyetini teminat altına almaktır. Ne yazık ki Türkiye’deki laiklik anlayışı din ve devleti ayırma kisvesi altında insanlara hangi ölçüde ve hangi şekilde Müslüman olabilecekleri ile ilgili bir dayatma halini alabiliyor. Arkadaşım Mustafa Akyol bu yaklaşıma ‘secular fundamentalism’ yani ‘kökten laikçilik’ adını taktı. Gerçekten AK Parti’yi hedef alan iddianameyi okurken insan şaşırmaktan kendini alamıyor. Örneğin Başbakan Erdoğan’ın ‘suçları’ arasında sıralanan “Din Türkiye’nin çimentosu” lafı bence son derece naif bir bakış açısı teşkil etse dahi (Irak’ta, Pakistan’da pek de çimento olabilmiş değil) bir tür şeriat manifestosu gibi algılanabiliyor olması mantık ötesi bir şey. Daha önceki köşe yazılarımda da belirttiğim gibi dindarlığın, siyasette olsun başka alanlarda olsun, ahlaklı ve vicdanlı bir duruş sağladığı, ve kendinde başkalarının inançlarına yaşam tarzlarına müdahale etme hakkı görmediği nispette, itiraz edilecek yanı olamaz. Bu bağlamda babamın vefatına tekrar dönmek istiyorum. Veraset ilamımızı çıkartırken laikliği şekil --yani başörtüsü/türban- üzerinden tartışmanın ne kadar sığ bir yaklaşım olduğunu yeniden fark ettim. Bangladeş’te başını sürekli örten de, göbeğini açık bırakan milli giysi sariyi de giyen, ve ancak dua ederken sarisinin ucuyla başını örten milyonlarca hanım var. Hepsi Müslüman. Kimse de bunları mesele etmiyor. Üniversiteye de giriyorlar, Meclise de, devlet dairesine de. ANCAK Bangladeş’teki veraset kanunları ?ERİAT hükümlerine dayanıyor. Bizim ailede bir tek annem, ben ve ablam varız, dolayısıyla baba ailemdeki erkeklerin mirasımız üzerinde hakları var. Nereye gitsek, babamın hesabı olan bankalar olsun, müteahhide verdiği arsalar olsun, hep bu primitif kanuna tosladık. Gel de Atatürk’ün kıymetini anlama. Başka bir ifadeyle din, kanunlara egemen olmaya başladığı an gerçek laiklik pencereden uçuyor. Bu bağlamda AK Parti’nin bizce en büyük hatalarından biri, başörtüsü konusunu Anayasa’ya taşıma çabasıydı. Bunun beraberinde başörtüsü takmayanları da teminat altına almayışı ciddi güven erozyonuna sebep oldu. *** Bu zor günlerimde babamı da uzun yıllardan beri tanıyan Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül, beni ve ailemi yalnız bırakmadı. Bizzat aradı, moral verdi. Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduğundan beri sadece kızı Kübra’nın düğününde gördüğüm Abdullah Bey’in bizlerden ne bir menfaati ne de bir beklentisi söz konusu olabilir. Cumhurbaşkanımız sadece vicdanıyla hareket etti. Abdullah Bey’in vicdanı siyasi yaşamında da her zaman tezahür etti. Yolsuzluk konusunda titizliğine bizzat şahit oldum. Örneğin Dışişleri Bakanı iken Hüseyin Çelik’i arayıp eroin kaçakçılığı ile anılan eski Van milletvekili Mustafa Bayram’ın oğlu Hecer Bayram’ın AK Parti Edremit ilce başkanlığına nasıl seçildiğine dair (kibarca) öfkesini ilettiğini kendi kulaklarımla duydum. Dürüstlükle birebir bağlantılı olan vicdan elbet de dindarlığın tekelinde değil. Birçok vicdan sahibi insan ateist olabiliyor. İbretlik ‘Azgın Teke’ Hüseyin Üzmez vakasında da görüldüğü üzere dindar pozlarında birçok ahlaksız dolaşıyor aramızda. “Biz diğerlerinden farklıyız, Ak’ız” diyen iktidarın, yakınlarını kayırma operasyonları, tanıdığım birçok partiliyi de çileden çıkartmış durumda. Ne var ki bazı uyanık ‘müminler’ AK Parti’nin kendi nomenklaturasını yaratma gayretlerini de İslam üzerinden savunmaya kalkıyorlar. Efendim, düşman silahıyla silahlanmak caizmiş. ‘Bizler’ ve ‘onlar’ ekseninden kurgulanmış bu dünyalarında da kendilerini İslam kurallarının geçerli olmadığı bir tür savaş alanında sayıyor ve hırsızlığı dahi caiz sayabiliyorlar. Ama unutmasınlar ki seçmen de aptal değil, her şeyi anlıyor, görüyor. Kaldı ki samimi dindarlar bilirler ki gerçek hesap seçmenin değil, ahirette Allah’ın önünde verilecektir. Not: Babamın rahatsızlığı sırasında bize verdikleri destekten ötürü başta Türk Büyükelçisi Ferit Bey ve 3. Kâtip Burak Ersoy olmak üzere Dakka’daki tüm büyükelçilik mensuplarına ve babamı dualarıyla uğurlayan Bayram Saatçi ve arkadaşlarına kendim ve ailem adına en içten teşekkürlerimizi sunuyorum. 02.05.2008

 

Diğer Amberin Zaman Makaleleri:
  1. ‘Tamer Bey’ - 26.03.2010
  2. ‘Monşer’ reformu hazır - 20.03.2010
  3. İster istemez yine Ermeniler - 19.03.2010
  4. Abdullah Gül inadına barış diyor - 12.03.2010
  5. Ermenistan ile ilişkiler - 05.03.2010
  6. Kriz mi, ne krizi - 26.02.2010
  7. Yıldıray Oğur da erken davranmış - 19.02.2010
  8. İlker Başbuğ - 12.02.2010
  9. Basel’de Kürt olmak - 05.02.2010
  10. Ankara imzasına sadık kalsın - 22.01.2010
  11. Basın özgürlüğünde geriye gidiyoruz - 15.01.2010
  12. Sandıktan esas patates çıkar - 08.01.2010
  13. Obama’nın zor yılı - 02.01.2010
  14. Ermenistan protokollerden imzasını geri çekecek mi - 18.12.2009
  15. Kürt sorununda kakofoni - 11.12.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Din, vicdan ve ahlak - Amberin Zaman
03.09.2010 07:00:46