Geçen hafta köşemizde, Kürt açılımında samimiyetin ölçüsünü Terörle Mücadele Kanunu’ndan yargılanan çocukların durumuna bağlamıştık. Sırf taş ve slogan attıkları için onlarca yıl hapse mahkûm olan bu gençlerin kurtulması için hükümetin ivedilikle mevzuat değişikliğine gitmesi gerektiğini vurgulamıştık.
Bu sefer ise farklı bir samimiyet sınavıyla karşınızdayız. Mardin Artuklu Üniversitesi, hükümetin Kürt sorunuyla ilgili özgürlükçü dilinden cesaret alarak, haziran sonunda, Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü açmak üzere YÖK’e resmen başvurdu. Demokrat kişiliğiyle tanınan üniversite rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay Mardin’e gelen YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’a tasarlanan bölüm ile ilgili etraflıca brifing verdi. Ancak bölümün başkanlığını yürütecek olan Yrd. Doç. Dr. Selim Temo Ergül’e göre proje şimdiden ölü doğmaya aday. Nedeni basit. YÖK başvuruyu kabul edip onaylamış ancak Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü olarak değil de Anabilim Dalı olarak izin vermiş. Bu da şu anlama geliyor: Kürt Dili ve Edebiyatı altında çeşitli dalları olan başlı başına bir bölüm olmaktansa başka bir bölümün altında yer alacak. Bu da çok daha az öğrenci ve çok daha az öğretim görevlisi ile kurulacak anlamına geliyor. “Oysa çok büyük heyecan ve talep var, şimdiden bölümde çalışmak için 30 tane öğretim görevlisi başvuruda bulundu,” diyor Ergül. Kürt Dili ve Edebiyatı üzerine birçok makale ve kitap yazan Ergül, YÖK’ün bu tutumunun hükümetin Kürt açılımındaki samimiyetini ciddi manada gölgelediğini düşünüyor. “Maksat Kürtlerin en minimum taleplerini en minimum şekilde cevaplandırmak.” Kürt Dili ve Edebiyatı, Anabilim Dalı olarak hangi bölümde öğretilecek o da net değil. Bu ülkede milyonlarca Kürt olduğuna göre Kürtçeye Asya Dilleri Bölümü’nde öğretilen Kore edebiyatı muamelesi yapmak mantıklı değil herhalde.
Yazının devamını okumak için tıklayın.