Böyle bir iddia var. Ve yeni değil. Örgüt saflarına bolca kadın katarak bir tür cinsiyet devrimine imza attığı uzun zamandır vurgulanıyor. Evde asırlar boyunca kocasından dayak yiyen Kürt kadınına PKK kimlik kazandırdı deniyor. Örgütün Hizbullah’a ve ağalar ve şeyhlere karşı yürüttüğü kampanya aynı şekilde yorumlanıyor.
Doksanlı yılların ortasında Osman Öcalan ile röportaj yapmak için Irak Kürdistanı’nda Zeli kampına gitmiştim. Kadın militanlar İran tarafında Şehit Berivan adlı bir kampta kalıyorlardı. Başlarında Sakine Cansız isminde bir kadın vardı. Yünden örülmüş çoraplarının üzerine işlenmiş çiçek motifleri, en çetin dağlarda dahi ‘kadın’ın her zaman kadın olduğunu hatırlatmıştı bana. Peki, bu kadınlar erkeklerle eşit miydiler? Emin olamadım ama en azından erkeklere yemek yapmak çamaşırlarını yıkamak gibi ‘görevler’ üstlenmemişlerdi. Ama şu kesin ki sol milliyetçi Kürt geleneğine bağlı siyasetçisi olsun, aydını olsun laik yaşam tarzını (elitist beyaz Türk şeklini kastetmiyorum) benimsemiş görünüyor. Bu anlamda özellikle Diyarbakır’da kendimi her zaman çok rahat ve özgür his etmişimdir. DTP’li Belediye Başkanı Osman Baydemir, eski Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu ve Kürt siyaset kulvarında tanınmış birçok benzeri kişi, güçlü, kariyer sahibi kadınlarla evli.
Yazının devamını okumak için tıklayın.