ERİVAN
Sayın Cumhurbaşkanım,
Dün akşam kulaklarınız epey çınlamış olmalı. Zira 89 yaşında bir ihtiyar delikanlı, Hovanes Bardakjian ile sizden bolca, –Türkçe- söz ettik. Ağrı Dağı’na nazır geniş bir terasta ailesiyle birlikte oturuyorduk. Masa, Kayserilileri kıskandıracak lezzette ‘basturmalar’, ‘dolmahlar’ ‘padelcanlı kebaplar’ ve daha sayamayacağım kadar Anadolu mutfağından, yani ortak mutfağımızdan yemeklerle bezeliydi. Söz elbet de Erivan’da 6 eylül gecesi gerçekleşecek olan Türkiye-Ermenistan Milli Maçı’na geldi. Biz sohbet ederken maçın oynanacağı Hrazdan stadında, genç milli takımlarımız karsılaşıyordu. Yani Türk bayrağı statta dalgalanıyordu. Maç 2-1 Ermenistan’ın lehine sonuçlandı. (Bildiğimiz kadarıyla genç millilerimiz herhangi bir çirkin olayla karşılaşmadan kendilerini bekleyen Türk Hava Yolları uçağıyla kazasız belasız memlekete döndü.)
Hovanes Bey’e sordum: “Sizce Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 6 eylüldeki milli maça gelse iyi olur mu?” Hiç tereddüt etmeden “Tabii ki iyi olur,” dedi ve şöyle devam etti: “Abdullah Gül’ü ben çok severim. Kendisi yumuşak ve muhabbetli bir insan, başımızın üstünde yeri var. Biz barış istiyoruz.”
Hovanes Bey 1919 yılında Maraş’ta doğmuş. Üç aylıkken ailesi binlerce Ermeni ile birlikte Suriye’ye göç etmek zorunda bırakılmış. Genç annesi yolda bitkin düşüp bebeğini yol kenarına bırakıvermiş, aynı köyden komşuları bebeği görüp kurtarmışlar. Bu acı mazisine rağmen memleketi Maraş’ı merak edip Türkçe öğrettiği çocukları ile Türkiye’ye defalarca dönmüş. “Çamurdan olsun Maraşlı olsun” diyor Hovanes Bey, hemşerileri için.
Yazının devamını okumak için tıklayın.