DAKKA / Bir süredir Bangladeş’teyim. Türkiye’de olup bitenleri ancak ağır aksak işleyen internetten izleyebiliyorum. Ne var ki üç gün önce Cumhurbaşkanlığı basın müşaviri sevgili Ahmet Sever arayıp da “Amberin Ankara’ya gelsen iyi olur” deyince hemen anladım ki Cumhurbaşkanımız Ermenistan-Türkiye maçına gidiyor. Bu gerçekten tarihî bir adım. “Sadece maç” denilsin dursun bu karar hem devletler düzeyinde hem de halklar arasında bir çığır açacak nitelikte. Abdullah Gül Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu oturalı tarihe imza atacak ilk icraatında bulunmuş oldu. Hayırlı olsun.
Sıra şimdi Başbakan Tayyip Erdoğan’da. Diğer “hasmımız” ama aslında doğal müttefikimiz olan Kuzey Iraklı Kürtler’le ilişkilerimizi normalleştirme zamanı geldi geçiyor bile. Aslında Ermenistan ve Kuzey Irak ile olan ilişkilerimizde epeyce paralellikler sayabiliriz. Her ikisiyle de resmî ilişkimiz yok –ama Ermenistan’ı tanıyoruz-, ticaretimiz var, insanlarımız gelip gidiyor. Her ikisinin de Batı’ya, refaha açılan yegâne kapısıyız.
Yazının devamını okumak için tıklayın.