1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 22 Mayıs 2012 Salı 10:58
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ayça Örer PAZAR SÖYLEŞİLERİ 20.09.2009
Ayça Örer
Ahmet Turan Alkan: Trajedimiz solun Kemalist olması
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ayça Örer - Ahmet Turan Alkan: Trajedimiz solun Kemalist olması Ayça Örer - Ahmet Turan Alkan: Trajedimiz solun Kemalist olması Ayça Örer - Ahmet Turan Alkan: Trajedimiz solun Kemalist olması Ayça Örer - Ahmet Turan Alkan: Trajedimiz solun Kemalist olması Ayça Örer - Ahmet Turan Alkan: Trajedimiz solun Kemalist olması Ayça Örer - Ahmet Turan Alkan: Trajedimiz solun Kemalist olması Ayça Örer - Ahmet Turan Alkan: Trajedimiz solun Kemalist olması Ayça Örer - Ahmet Turan Alkan: Trajedimiz solun Kemalist olması
Ayça Örer köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Ramazan sizin için bir ara vesilesi oldu... Bizim için “Hırka-i Şerif’in ziyarete açılmadığı yıl...

Hırka-i Şerif’in ziyarete açıldığını görmedik ama Ertuğrul Özkök’ün umreye gittiğini gördük. Şeytan taşlarken, şeytan “Sen de mi Ertuğrul” diye inlemiş diyorlar. Memurken, en büyük hayalim Ramazan’da yatmaktı. Bu sene bu fırsat elime geçti. Bir yere yetişme endişesi olmaksızın geçirdim Ramazan’ı. Pek fazla toplu iftar yemeklerine gitmedim, çünkü samimi değil. Eş dost arasındaki iftarlar benim için daha samimi. Diğerleri hem şatafatlı, hem de işin içinde ihlas yok. Bunlar çevre genişletme yemekleri. İftar aynı zamanda bir ibadettir. Her ibadet gibi onun da samimi tarafı olmalı. Artık giderek hayır kuruluşlarının etkisiyle Ramazan ayının bu niteliği hatırlanıyor. Bu kuruluşlar kılcal damarlar gibi topluma yayıldılar. Mesela Sivas’ı biliyorum, orada her şey kayıt altında. Kimin ailevi durumu nedir, yoksulluk derecesi nedir, geçinmek için nelere ihtiyacı vardır? Orada Kimse Yok mu?, Deniz Feneri gibi iyi örgütlenmiş hayır kuruluşları önemli ve altı çizilmesi gereken sosyal hadiseler. Tabii mevzu büyük olunca kötü kokular da zaman zaman geliyor. Yine de Türkiye’de hayır faaliyetleri gayet iyi durumda.

Parasal faaliyetlerinin tartışılması bir yana, bu yardımlar özellikle Kemalist çevrelerde cemaat yapılarını yeniden biraraya getirdikleri gerekçesiyle sakıncalı bulunuyor. Devletin sosyal yükümlülüklerini de unutturdukları eleştirisi var...


Adına sağcılar mı, muhafazakârlar mı, köylüler mi diyelim, yönetimde görünmeyen unsurlar toplumsal hayatta görünür hale geldiler. Meslek sahibi olmaya, eskiye göre daha iyi eğitim görmeye başladılar. Toplumsal hayat içinde kendi teşkilatlarını yarattılar. İsterlerse politikayı da etkileyebildiklerini hatırladılar. “Ben artık yoksul değilim, bak veriyorum” dediler. Bürokratik iktidar rahatsız oldu. 27 Nisan’da dönüm noktası yaşandı, bu zamana kadar yazılı olmayan bir kural vardı; “Sağcılar siz iktidara gelirsiniz ama canımız sıkıldığı zaman yollarız, gerektiği zaman ideoloji üretme merkezlerinden atarız sizi.” İlk defa demokrasinin ayakları yere değmeye başladı. Ama daha çok yol var, direniş görülecektir.

Türkiye’de tüm tarafların birbirlerini kabul etme noktasına gelmesi için iktidarı bölüşme olgunluğu da gerekli değil mi?


Bunun nasıl olabileceğini Batı toplumuna bakarak görebiliyoruz. Orada böyle bir olgunluk var. Bizim beklentimiz aynı zamanda dramımızı oluşturuyor, “Aaa video çıkmış alalım” der gibi demokrasi alıyoruz. Ama onun arkasındaki tarihsel sürece, sıkıntılara talip değiliz. “İktidarla görüşmeyi zül sayarım” diyen muhalefetimiz var. Ama bu algılamalar değişiyor. Devlet kavramının kutsal bir şey olmadığı, sosyal organizasyon olduğu anlaşılmaya başlandı. “Ordu Peygamber ocağı mıdır?”, “Atatürkçülük tartışılmaz fikirler bütünü yahut doktrin midir?” bunlar tartışılıyor. Bunlar hayırhah gelişmeler.

Entelektüel insan tanımının yeniden tarif edildiği bir dönemden geçiyoruz. Siz de bir yazınızda entelektüelliğin “bale/caz/opera”dan ibaret olmadığını söylemiştiniz...


Bu noktada büyük mesafe aldı Türkiye. En görünür hali bugün gazetelerin genel görünüşündeki dengedir. Eskiden bu dağılım yüzde 95’e 5’ti. Şimdi neredeyse birbirini denkler hale geldi. Bunun verdiği rahatsızlık son derece açık. “Yandaş medya” diye bir kavram çıkardılar. Bunu hükümeti destekleyen gazeteler manasında kullanıyorlar. Biraz da “yalaka” manası yüklüyorlar. Bu “Eyvah basındaki sulta ortada yok” kaygısıdır. Bunlar biraz organik tepkiler. Çok hesaplı kitaplı tepkiler değil. Zekice değil, incelikten mahrum. “Anne oyuncağımı elimden alıyor” tepkisi. Biz genel olanı benimsemedik, muhalif duruşu benimsedik.

Solcular da muhalif duruşu benimsediler ve bu haliyle kültür sanat yaşamında daha etkinler. İki durum arasındaki fark ne?


Zaten problem oradan kaynaklanıyor. Biz hem solculara karşı muğber ve gönül kırgınlığı içindeyiz hem de Kemalistlere karşı. Aslında kime karşı muhalifsin, Kemalist ideoloji diye bir şey icat ederek devletin nimetlerini kullananlara.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Ayça Örer Makaleleri:
  1. Selim Badur: ‘Domuz gribinden korkmayın’ - 01.11.2009
  2. Zeki Demirkubuz: ‘Kendimi koyduğum yer inançsızlık’ - 25.10.2009
  3. Sema Kaygusuz: “Burası kırık aynalar ülkesi” - 18.10.2009
  4. Sibel Eraslan: “Biz de Cumhuriyet’in kızıyız” - 11.10.2009
  5. Ergun Babahan: ‘Ergenekon basını özgürleştirdi’ - 04.10.2009
  6. Ahmet Turan Alkan: Trajedimiz solun Kemalist olması - 20.09.2009
  7. Karin Karakaşlı: “Sınırın açılması acıları hafifletir” - 06.09.2009
  8. "Bidon kafa dersen tüp kafa derler" - 23.08.2009
  9. “Kararı alkışlamadık önce özür dilesinler” - 12.07.2009
  10. Vivet Kanetti: “Her pencerenin ardında binlerce isimsiz yazar var” - 05.07.2009
  11. “Mevlâna’yı şizofren yaptılar” - 28.06.2009
  12. Nazlı Öztarhan: ‘Masabaşı çalışmak sıkıcı gerçek adrenalin sokakta’ - 21.06.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  İDAŞ’a ABD’li ortak geliyor
  Katarlılar, otel için partner arıyor
  Akbank’a ‘en iyi banka’ ödülü verildi
  Avea, Facebook’ta Türkiye birincisi
  TEB’den KOBİ’lere İnternet desteği
  Pegasus’un Bakü seferleri başladı
  ÇAYKUR’dan yılda 15 milyon tasarruf
  A&T yedinci şubesini açtı
  Papandreu’ya feta eleştirisi
  ABD, pazara girişte kolaylık sağlamalı
  Alman işçilere 20 yılın zammı
  Sarrazin, son kitabında bu kez Yahudileri hedef aldı
  İran ticareti üç yılda 30 milyar dolara çıkacak
  O DA TELEFON ÜRETTİ
  TOKİ’nin alanını daraltmamız lazım, çok açıldı

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 22.05.2012
Böyle bir 19 Mayıs
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 22.05.2012
Bayrak ve muhalefet
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 22.05.2012
Devlette ve medyada gayrımüslim algısı
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 22.05.2012
Mahmud ile Yezida, bir de kalaşnikof
BU YAKA
Rengin Soysal - 22.05.2012
Gördüğüne inanmayıp, görmediğine inanma çağı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 22.05.2012
Yarın darbe olsa
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 22.05.2012
Uludere soruşturması siyasi blokaj altında
TELESİYEJ
Telesiyej - 22.05.2012
Elif Şafak, okurunu kredi kartına ve tüketime teşvik ediyor!
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 22.05.2012
Kahramanlıktan sıfıra, sıfırdan kahramanlığa
-
Ferhat Uludere - 22.05.2012
Tiyatroyu ve eleştirmenleri eleştirmek
BENİM TARAFIM
Barbaros Altuğ - 22.05.2012
Altın gümüş pırlanta...
-
Akın Özçer - 22.05.2012
Kaya gibi sağlam bir sorun
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 22.05.2012
Keskûsorûzer!(*)
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Ayça Örer - "Ahmet Turan Alkan: Trajedimiz solun Kemalist olması" başlıklı köşe yazısı
22.05.2012 10:58:34