1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 22 Mayıs 2012 Salı 10:59
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ayça Örer PAZAR SÖYLEŞİLERİ 04.10.2009
Ayça Örer
Ergun Babahan: ‘Ergenekon basını özgürleştirdi’
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ayça Örer - Ergun Babahan: ‘Ergenekon basını özgürleştirdi’ Ayça Örer - Ergun Babahan: ‘Ergenekon basını özgürleştirdi’ Ayça Örer - Ergun Babahan: ‘Ergenekon basını özgürleştirdi’ Ayça Örer - Ergun Babahan: ‘Ergenekon basını özgürleştirdi’ Ayça Örer - Ergun Babahan: ‘Ergenekon basını özgürleştirdi’ Ayça Örer - Ergun Babahan: ‘Ergenekon basını özgürleştirdi’ Ayça Örer - Ergun Babahan: ‘Ergenekon basını özgürleştirdi’ Ayça Örer - Ergun Babahan: ‘Ergenekon basını özgürleştirdi’
Ayça Örer köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Türkiye’nin en büyük gazetelerinden Sabah’ın en zor yıllarında başında olan Ergun Babahan, şu sıra yoğun çalışma temposuna ara verdi. Şimdi yaşadıklarına uzaktan bakabilen Babahan’a göre, medya kabuk değiştirme arifesinde.

AYÇA ÖRER: Türkiye’de gazetecilik kabuk değiştiriyor mu?


ERGUN BABAHAN: Özellikle 2000 krizinin ardından birçok kurumda önemli değişikler yaşandı. Bankacılık sektörü tamamen sıfırlandı, yeniden bir yapısal dönüşümden geçti. Polis teşkilatı, askerî kurumlar arasındaki koordinasyon yeni bir biçime girdi. Bu değişimden nasibini almayan tek yer medya oldu. Türkiye’de medya yelpazesinde gereğinden fazla gazete, gereğinden fazla haber kanalı var. 1985’te Dinç Bilgin’in kurmuş olduğu Sabah’ın farklı versiyonlarını görüyoruz şu anda. Sabah’ın kurmuş olduğu sistem, farklı siyasi görüşlere yer veriyordu, kısa haberler vardı, mizanpajda rahattı. Sonuç olarak Habertürk birebir Sabah’ın küçültülmüş formatı. Bütün gazetelerde benzer haberler var aslında. Sadece yazarlar farklı oluyor. Biri tek sütun alıyor, biri içeri atıyor, biri kapakta kullanıyor. Tek seslilik var.

Farklı olanlar medya içinde de tecrit ediliyor...


Gazete ve televizyon sahiplerinin güçlerini kullanarak zenginleşme güdüleri öne çıktı. Özellikle çok partili koalisyonlar döneminde. Doğan Grubu medya gücüyle büyüdü. Çok tartışılan ve üzeri kapatılan vergi cezası bunun örneğiydi. Ha banka hortumlamışsınız, ha bir şirketi kamuya vergi yüküyle devretmişsiniz. Doğan Grubu’nun İş Bankası’yla ilişkileri, Dış Bank’ın alım süreci, Petrol Ofisi’nin alım süreci, Doğan’dan bağımsız görünen kimi gazetelerin Vakıfbank aleyhine haber yapması gazeteciliğin nasıl silah haline geldiğini gösterdi. O dönem Petrol Ofisi’nin tamamen Doğan Grubu’na geçmesinden önceki Vatan gazetesinin manşetlerine bakarsanız, görürsünüz. Tam şantaj, tehdit gazeteciliği. “Sen bana bu hisseyi devretmezsen, ben de bunu yaparım” demek. Bu, gazetecinin ruhunu öldürüyor. Bir de buna grubun çok büyümesi eklenince, kendine sahip olduğundan fazla bir güç atfetmeye başladı. Üniversitede kılık kıyafet düzenleyen yasayla ilgili tartışmalar, cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde ya da kapatma davasında yapılan yayınlar, hatta Ergenekon sürecinde tamamen Ergenekon’u koruyan, savcıları suçlayan yayınlar bunun tipik örnekleriydi. Medya asli görevlerini bırakıp başka işler yapınca duvara çarpıyor. Sabah’a da bu oldu, Tercüman’a da bu oldu, Simavi belki de o yüzden Hürriyet’i satmak zorunda kaldı. Bu Türkiye’de hep oluyordu ama ilk defa bu kadar ağır çoğunluklu bir siyasi iktidar var, gücünü doğal olarak kimseyle paylaşmak istemiyor ve medyaya da yerini göstermek istiyor. Bu sürecin sonunda Türkiye’de medyanın yapısal bir değişimden geçeceğine inanıyorum.

Cumhuriyet’in başından itibaren devlet/medya ilişkisi içiçe...


Dinç bey gazetecilerin yaşam standardını yükseltti. Ama bir süre sonra Doğan’la rekabetinde özellikle televizyon ve ölçüsüz promosyon harcamaları döneminde rekabet edemez hale geldi. Yakın çevresinde “Doğan’ın bankası var, ondan bu kadar güçlü” laflarını duyunca o da bir banka alıp gücünü korumaya çalıştı. Doğan o bankacılık serüveninden akıllıca çıktı. Türkiye’de gazetecilik zengin olma aracı haline geldi. Onun sıkıntısını bugünlerde çekiyoruz. Bugünkü iktidarın da kendine düşmanca bakmayan bir medya oluşturma gayreti var.

Medya/iktidar arasında yaşanan gerginlik eleştiri düzeyinin artmasıyla iyice yükseldi...


İki şeyi ayırmak lazım. Sisteme muhalefetle, hükümete muhalefet arasında bugün kritik bir fark var. Hükümeti eleştirmek daha kolay, sistemi eleştirmek daha ağır olabiliyor. İsmail Beşikçi sistemi eleştiren bir öğretim görevlisiydi, ömrünün önemli bir bölümünü cezaevlerinde geçirdi. Aynı şekilde, Taraf çıkana kadar asker meselesi tabuydu. Eskiden Türkiye’de kişisel özgürlükler de, can güvenliği de tehlikedeydi.

Doğan Grubu ile AKP gerginliğinde iktidar da kimi zaman fütursuzlaştı.


Burası Türkiye. Bütün herkes Türkiyeliler kadar demokrat ya da anti-demokrat. Milli Görüş geleneğinden gelen, Erbakan’ın dışında kimsenin görüş belirtemediği bir kültür bu.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Ayça Örer Makaleleri:
  1. Selim Badur: ‘Domuz gribinden korkmayın’ - 01.11.2009
  2. Zeki Demirkubuz: ‘Kendimi koyduğum yer inançsızlık’ - 25.10.2009
  3. Sema Kaygusuz: “Burası kırık aynalar ülkesi” - 18.10.2009
  4. Sibel Eraslan: “Biz de Cumhuriyet’in kızıyız” - 11.10.2009
  5. Ergun Babahan: ‘Ergenekon basını özgürleştirdi’ - 04.10.2009
  6. Ahmet Turan Alkan: Trajedimiz solun Kemalist olması - 20.09.2009
  7. Karin Karakaşlı: “Sınırın açılması acıları hafifletir” - 06.09.2009
  8. "Bidon kafa dersen tüp kafa derler" - 23.08.2009
  9. “Kararı alkışlamadık önce özür dilesinler” - 12.07.2009
  10. Vivet Kanetti: “Her pencerenin ardında binlerce isimsiz yazar var” - 05.07.2009
  11. “Mevlâna’yı şizofren yaptılar” - 28.06.2009
  12. Nazlı Öztarhan: ‘Masabaşı çalışmak sıkıcı gerçek adrenalin sokakta’ - 21.06.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  İDAŞ’a ABD’li ortak geliyor
  Katarlılar, otel için partner arıyor
  Akbank’a ‘en iyi banka’ ödülü verildi
  Avea, Facebook’ta Türkiye birincisi
  TEB’den KOBİ’lere İnternet desteği
  Pegasus’un Bakü seferleri başladı
  ÇAYKUR’dan yılda 15 milyon tasarruf
  A&T yedinci şubesini açtı
  Papandreu’ya feta eleştirisi
  ABD, pazara girişte kolaylık sağlamalı
  Alman işçilere 20 yılın zammı
  Sarrazin, son kitabında bu kez Yahudileri hedef aldı
  İran ticareti üç yılda 30 milyar dolara çıkacak
  O DA TELEFON ÜRETTİ
  TOKİ’nin alanını daraltmamız lazım, çok açıldı

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 22.05.2012
Böyle bir 19 Mayıs
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 22.05.2012
Bayrak ve muhalefet
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 22.05.2012
Devlette ve medyada gayrımüslim algısı
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 22.05.2012
Mahmud ile Yezida, bir de kalaşnikof
BU YAKA
Rengin Soysal - 22.05.2012
Gördüğüne inanmayıp, görmediğine inanma çağı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 22.05.2012
Yarın darbe olsa
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 22.05.2012
Uludere soruşturması siyasi blokaj altında
TELESİYEJ
Telesiyej - 22.05.2012
Elif Şafak, okurunu kredi kartına ve tüketime teşvik ediyor!
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 22.05.2012
Kahramanlıktan sıfıra, sıfırdan kahramanlığa
-
Ferhat Uludere - 22.05.2012
Tiyatroyu ve eleştirmenleri eleştirmek
BENİM TARAFIM
Barbaros Altuğ - 22.05.2012
Altın gümüş pırlanta...
-
Akın Özçer - 22.05.2012
Kaya gibi sağlam bir sorun
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 22.05.2012
Keskûsorûzer!(*)
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Ayça Örer - "Ergun Babahan: ‘Ergenekon basını özgürleştirdi’" başlıklı köşe yazısı
22.05.2012 10:59:18