1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 22 Mayıs 2012 Salı 10:59
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ayça Örer PAZAR SÖYLEŞİLERİ 06.09.2009
Ayça Örer
Karin Karakaşlı: “Sınırın açılması acıları hafifletir”
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ayça Örer - Karin Karakaşlı: “Sınırın açılması acıları hafifletir” Ayça Örer - Karin Karakaşlı: “Sınırın açılması acıları hafifletir” Ayça Örer - Karin Karakaşlı: “Sınırın açılması acıları hafifletir” Ayça Örer - Karin Karakaşlı: “Sınırın açılması acıları hafifletir” Ayça Örer - Karin Karakaşlı: “Sınırın açılması acıları hafifletir” Ayça Örer - Karin Karakaşlı: “Sınırın açılması acıları hafifletir” Ayça Örer - Karin Karakaşlı: “Sınırın açılması acıları hafifletir” Ayça Örer - Karin Karakaşlı: “Sınırın açılması acıları hafifletir”
Ayça Örer köşe yazılarını web sitenize ekleyin
“Açılım”ın dillere pelesenk olduğu bugünlerde, Ermeni açılımını _Agos kurucularından Karin Karakaşlı’ya sorduk. Gözleri Hrant Dink’i arayan Karakaşlı’ya göre, sınırın açılması umutların kırılmaması için son fırsat.  

AYÇA ÖRER: Ermeni açılımı size ne düşündürüyor?


KARİN KARAKAŞLI: Ermeni ve Kürt sözcüklerinin yanına gelen ilk kelimenin sorun olması zaten çok düşündürücü. Anadolu’nun en kadim halklarından bahsediyoruz. Hepimiz birlikte olduğumuzda ülkenin adı Türkiye ve bu ülke de memleket oluyor. Bunda izlenen siyaset bu sorunu pekiştiriyor. Uzun yıllar Ermeni sorununun en büyük handikabı tabulaştırılmış olmasıydı. Yaşananlar Ermeni ailelerinin kendi hayat hikâyeleri de olduğu için bu kuşaktan kuşağa intikal ederdi, orada kalırdı. Ermeniler de bunu özellikle çocuklar korku üretmesin diye, son derece temkinli bir dille geçmişin bir yaşanmışlığı olarak anlatırlardı. Ancak cumhuriyet dönemine gelindiğinde sadece 1915’le sınırlı kalınmadığını ispatlarcasına, tarihte bir takım kırılma noktaları devam etti. 1942 Varlık vergisi gibi. Bu sadece azınlıklardan haksızca talep edilmiş bir vergi olarak okunmamalı, azınlıklara “Bir dakika sen bu ülkenin vatandaşı değilsin” mesajı verdi. Büyük bir güven kaybı oldu, tüm sermaye el değiştirdi. Çok hoyrat ve acılı izler bıraktı. 1955’te 6-7 Eylül yaşandı, _yine büyük bir korku hâkim oldu. Bunların da en ufak bir ödeşmesi olmadı. Zaten 1915’i bütün tabusuyla yaşayan Ermeni toplumu, Kıbrıs olayları ya da ASALA terör saldırıları olduğunda burada oluşan gergin ortamı ve basının o dönemde attığı manşetleri düşünerek, “Kapalı olursam kendimi koruyabilirim” diye düşündü ve çok kapalı bir cemaat olarak yaşamını sürdürdü.

Ermeniler de sanki bu ülkede unutuldular cumhuriyet tarihi boyunca...


Ermeni algısı da Türkiye’de daha ziyade nostaljik bir unsur olarak kullanıldı, Agop amca vardır, ne güzel topik yaparlar, ne güzel insanlardır, ondan sonra bir üç nokta gelir... Ama nereye kayboldular, nereye gitti bu insanlar, neden gittiler daha doğrusu? Madem bu kadar iyi ve mutluydular, ne oldular? Tam tersi kutupta da iç mihraktırlar, potansiyel haindirler, her an arkadan bıçaklayabilirler. Bu ortamın kırılması 1990’larda Kürtlerin kimlik talepleriyle oldu. Tuhaf bir şekilde iki halkın kaderi bir arada gider. O yüzden tek başına çözüldüğünde de bir anlam ifade etmiyor. Kürt hareketindeki bilinçle beraber Ermeni toplumunda da bir hareket oldu. Mıgırdiç Margosyan’ın kitapları çıkınca Diyarbakır’da sadece Kürtlerin değil, birçok yerleşik Ermeni’nin de olduğu anlaşıldı, o kitaplar bir belgesel kanıt olarak da okundu. Hemen akabinde o dönem yine Patrikhane üzerinden iftira kampanyaları gündemdeydi, o nedenle de doğrudan Türkçe olarak ve Ermeni toplumunun kendini bulması üzerine bir mutabaakat yaşandı, bu da Agos’un çıkış hikâyesidir. Bugün Anadolu’da okul kalmadığı için anadilini bilmeyen Ermenilerin dayanışması, o kimliğe sahip çıkmasını sağlamak ve devlet politikaları gereği azınlık vakıflarına yönelik tüm baskıları, ekonomik çöküşün ne anlama geldiğini kamuoyuna anlatmak, zaman içinde de Türkiye ve Ermenistan ilişkilerinin geliştirilmesini sağlamak gerekliydi. Türkiye ve Ermenistan dediğimiz topraklar da yine Anadolu’nun ürünü. Herhangi bir ülkeyle sınırın kapalı olması gibi bir şey değil. Aynı topraktan çıkmış halkın arasına devlet bazında sınır koyduğunuzda kişinin kendine küsmesi gibi bir durum yaratıyorsunuz. Neresinden ayırıp kime kiminle sınır koyuyorsunuz? O sınır politik anlamda değil, insani anlamda ciddi bir handikap yaratıyor. Agos’u Türkiye Ermenilerine mal ederken Hrant Dink’in vizyonu şuydu; “Ben Türkiyeliyim ve Ermeniyim, sorun olarak görülen her şeyin çözümü de benim, çünkü ben kimliğimde zaten bu ikisini bir araya getiriyorum.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Ayça Örer Makaleleri:
  1. Selim Badur: ‘Domuz gribinden korkmayın’ - 01.11.2009
  2. Zeki Demirkubuz: ‘Kendimi koyduğum yer inançsızlık’ - 25.10.2009
  3. Sema Kaygusuz: “Burası kırık aynalar ülkesi” - 18.10.2009
  4. Sibel Eraslan: “Biz de Cumhuriyet’in kızıyız” - 11.10.2009
  5. Ergun Babahan: ‘Ergenekon basını özgürleştirdi’ - 04.10.2009
  6. Ahmet Turan Alkan: Trajedimiz solun Kemalist olması - 20.09.2009
  7. Karin Karakaşlı: “Sınırın açılması acıları hafifletir” - 06.09.2009
  8. "Bidon kafa dersen tüp kafa derler" - 23.08.2009
  9. “Kararı alkışlamadık önce özür dilesinler” - 12.07.2009
  10. Vivet Kanetti: “Her pencerenin ardında binlerce isimsiz yazar var” - 05.07.2009
  11. “Mevlâna’yı şizofren yaptılar” - 28.06.2009
  12. Nazlı Öztarhan: ‘Masabaşı çalışmak sıkıcı gerçek adrenalin sokakta’ - 21.06.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  İDAŞ’a ABD’li ortak geliyor
  Katarlılar, otel için partner arıyor
  Akbank’a ‘en iyi banka’ ödülü verildi
  Avea, Facebook’ta Türkiye birincisi
  TEB’den KOBİ’lere İnternet desteği
  Pegasus’un Bakü seferleri başladı
  ÇAYKUR’dan yılda 15 milyon tasarruf
  A&T yedinci şubesini açtı
  Papandreu’ya feta eleştirisi
  ABD, pazara girişte kolaylık sağlamalı
  Alman işçilere 20 yılın zammı
  Sarrazin, son kitabında bu kez Yahudileri hedef aldı
  İran ticareti üç yılda 30 milyar dolara çıkacak
  O DA TELEFON ÜRETTİ
  TOKİ’nin alanını daraltmamız lazım, çok açıldı

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 22.05.2012
Böyle bir 19 Mayıs
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 22.05.2012
Bayrak ve muhalefet
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 22.05.2012
Devlette ve medyada gayrımüslim algısı
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 22.05.2012
Mahmud ile Yezida, bir de kalaşnikof
BU YAKA
Rengin Soysal - 22.05.2012
Gördüğüne inanmayıp, görmediğine inanma çağı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 22.05.2012
Yarın darbe olsa
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 22.05.2012
Uludere soruşturması siyasi blokaj altında
TELESİYEJ
Telesiyej - 22.05.2012
Elif Şafak, okurunu kredi kartına ve tüketime teşvik ediyor!
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 22.05.2012
Kahramanlıktan sıfıra, sıfırdan kahramanlığa
-
Ferhat Uludere - 22.05.2012
Tiyatroyu ve eleştirmenleri eleştirmek
BENİM TARAFIM
Barbaros Altuğ - 22.05.2012
Altın gümüş pırlanta...
-
Akın Özçer - 22.05.2012
Kaya gibi sağlam bir sorun
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 22.05.2012
Keskûsorûzer!(*)
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Ayça Örer - "Karin Karakaşlı: “Sınırın açılması acıları hafifletir”" başlıklı köşe yazısı
22.05.2012 10:59:44