1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 22 Mayıs 2012 Salı 11:00
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ayça Örer PAZAR SÖYLEŞİLERİ 01.11.2009
Ayça Örer
Selim Badur: ‘Domuz gribinden korkmayın’
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ayça Örer - Selim Badur: ‘Domuz gribinden korkmayın’ Ayça Örer - Selim Badur: ‘Domuz gribinden korkmayın’ Ayça Örer - Selim Badur: ‘Domuz gribinden korkmayın’ Ayça Örer - Selim Badur: ‘Domuz gribinden korkmayın’ Ayça Örer - Selim Badur: ‘Domuz gribinden korkmayın’ Ayça Örer - Selim Badur: ‘Domuz gribinden korkmayın’ Ayça Örer - Selim Badur: ‘Domuz gribinden korkmayın’ Ayça Örer - Selim Badur: ‘Domuz gribinden korkmayın’
Ayça Örer köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Domuz gribi hayatımıza getirdiği değişikliklerle gündemimizde. Gribin tesbiti için çalışan iki laboratuardan biri İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde. Ekipten Prof. Dr. Selim Badur buluştuk, bize gribi anlattı. Gayet sakin ve ikna ediciydi, ben de ikna oldum; endişeye mahal yok, bol bol sıvı ve vitamin takviyesine devam...  

Etrafta bir domuz gribi lafıdır dolaşıyor. Neler oluyor?


Türkiye’de bilgi kirliliği oldu, medyada da yanlış bir yaklaşım var. Görsel medya karşıt görüşlü insanları çıkarıp onları kapıştırıyor. Toplumun böyle bir konuda bilgilenmesi açısından bu yöntemin oldukça zararlı olduğunu düşünüyorum, insanların kafası çok karışıyor. Bu sıradan bir hastalık değil, bir salgınla karşı karşıyayız. Milyonlarca insanın hastalanabileceği ve hastalanmakta olduğu bir salgından bahsederken, buna diğer sağlık haberlerinden farklı yaklaşmamız lazım. “Bu hastalık abartılıyor mu” sorusu var, birtakım spekülasyonlar yapılıyor. Aşı ya da aşının içindeki zararlı maddeleri tartışan ya da aşının olumsuzluklara yol açtığını söyleyen, Türkiye’nin fazla aşı aldığını söyleyen bir takım insanlar çıkıyor televizyona. Aşının içinde adruan diye bir madde var. Yetmiş yıldan beri kozmetik sektöründe kullanılan, güvenilir, milyonlarca insana uygulanan bir madde. Çok fazla bilgi kirliliği var. Cıvadan bahsediliyor. Cıva etkiyi arttırıcı olarak değil, koruyucu olarak, 10 ayrı kişiye uygulanacak aşılarda kullanılıyor. Birileri kalkıp “Bu aşıyı çocuklarınıza yaptırırsanız cıva zehirlenmesi olur” diyor. İki tür cıva var, biri etil biri metil. Zehirlenme yapan metil cıva. Aşıda kullanılan etil cıva. Kimyasal formülleri ayrı. Bazı yerlerde çıktı, “Boğaz’dan yediğiniz balıkta daha çok vardır o madde” diye.

Domuz gribi eski bir hastalık mı?


Domuz gribi adının yanlış olduğunu düşünenlerden biriyim. “Acaba domuzdan mı geçti?” gibi bir takım spekülasyonlara yol açıyor. Hastalık domuzla ilgili değil. İnsanlarda, kanatlılarda ve domuzlarda bulunan üç farklı grip etkeni olan influenza virüsünün harmanlanmasıyla oluşmuş bir virüs. 1976 yılındaki salgın sırasında ABD bir aşı yaptı ve aşı yaptığı insanlar da bir sendrom ortaya çıktı. Peki, şimdi böyle bir risk var mı? Birincisi bu zamana kadar geçen 30 yıllık süreçte aşı teknolojisi çok gelişti. İkincisi, bu sendrom hakikaten aşıya mı bağlı, yoksa hastalıkla mı ortaya çıkıyor bu konuda soru işaretleri var. Salt aşıya bağlı olduğunu bilimsel olarak destekleyen veri yok.

Aşı hakkında kamuoyunda çok çeşitli spekülasyonlar var...


Aşıların çok süratle hazırlandığı ve dördüncü faz çalışmaları yapılmadığını söyleyerek eleştiriyorlar. Evet dördüncü faz çalışmaları yapılmadı. Grip aşısı üreticilerine dediler ki, “Siz mevsimsel aşı üretiminizi 15 temmuza kadar bitirin, bütün tesislerinizi domuz gribi aşısı için hazırlayın.” 15 temmuzda başlayan bu süreç ağustos sonunda bitti ve hazırlanan aşılara süratle onay verildi. Şu anda yayılan bir salgın var, “Niye hızlı onay verildi?” diyemez kimse. Bir ürün piyasaya çıkar, dört yıl kadar izlenir, o izlem sonucunda, dördüncü faz çalışmaları başlar. Yani bu süreç ürünün piyasaya çıkışından sonraki üç dört yıllık süreci kapsar. Dolayısıyla evet, dördüncü faz çalışması yapılamazdı zaten. Türkiye fazla ve gereksiz aşı mı aldı? Kanada nüfusu 33 buçuk milyonmuş 50 milyon küsur aşı aldı. Fransa 94 milyon aşı aldı. İnsanlar nüfuslarının üzerinde aşı alıyorlar, biz bütün nüfusumuza alamadık. Bütün nüfusuna alan ülkeler de var. Ayrıca bu aşının üretim kısıtlaması var. Difteri, boğmaca, tetanos aşıları bitse hemen üretilir, yollanır. Bu aşıyı üretemezler, teknolojisi kısıtlıdır. Dünyadaki hiçbir sağlık otoritesi böyle bir salgın söz konusuyken, “Ben önce bir bekleyeyim göreyim, ondan sonra aşı anlaşması yapayım” diye düşünemez. Öyle düşünse bile, o süreçte ölümcül vakalarının sayısı arttığı için aşı alınamaz. Bu nedenle aşıyla ilgili yapılan yanlış haberler, bilimsel temele oturmayan eleştiri ve haksızlıklar var.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Ayça Örer Makaleleri:
  1. Selim Badur: ‘Domuz gribinden korkmayın’ - 01.11.2009
  2. Zeki Demirkubuz: ‘Kendimi koyduğum yer inançsızlık’ - 25.10.2009
  3. Sema Kaygusuz: “Burası kırık aynalar ülkesi” - 18.10.2009
  4. Sibel Eraslan: “Biz de Cumhuriyet’in kızıyız” - 11.10.2009
  5. Ergun Babahan: ‘Ergenekon basını özgürleştirdi’ - 04.10.2009
  6. Ahmet Turan Alkan: Trajedimiz solun Kemalist olması - 20.09.2009
  7. Karin Karakaşlı: “Sınırın açılması acıları hafifletir” - 06.09.2009
  8. "Bidon kafa dersen tüp kafa derler" - 23.08.2009
  9. “Kararı alkışlamadık önce özür dilesinler” - 12.07.2009
  10. Vivet Kanetti: “Her pencerenin ardında binlerce isimsiz yazar var” - 05.07.2009
  11. “Mevlâna’yı şizofren yaptılar” - 28.06.2009
  12. Nazlı Öztarhan: ‘Masabaşı çalışmak sıkıcı gerçek adrenalin sokakta’ - 21.06.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  İDAŞ’a ABD’li ortak geliyor
  Katarlılar, otel için partner arıyor
  Akbank’a ‘en iyi banka’ ödülü verildi
  Avea, Facebook’ta Türkiye birincisi
  TEB’den KOBİ’lere İnternet desteği
  Pegasus’un Bakü seferleri başladı
  ÇAYKUR’dan yılda 15 milyon tasarruf
  A&T yedinci şubesini açtı
  Papandreu’ya feta eleştirisi
  ABD, pazara girişte kolaylık sağlamalı
  Alman işçilere 20 yılın zammı
  Sarrazin, son kitabında bu kez Yahudileri hedef aldı
  İran ticareti üç yılda 30 milyar dolara çıkacak
  O DA TELEFON ÜRETTİ
  TOKİ’nin alanını daraltmamız lazım, çok açıldı

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 22.05.2012
Böyle bir 19 Mayıs
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 22.05.2012
Bayrak ve muhalefet
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 22.05.2012
Devlette ve medyada gayrımüslim algısı
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 22.05.2012
Mahmud ile Yezida, bir de kalaşnikof
BU YAKA
Rengin Soysal - 22.05.2012
Gördüğüne inanmayıp, görmediğine inanma çağı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 22.05.2012
Yarın darbe olsa
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 22.05.2012
Uludere soruşturması siyasi blokaj altında
TELESİYEJ
Telesiyej - 22.05.2012
Elif Şafak, okurunu kredi kartına ve tüketime teşvik ediyor!
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 22.05.2012
Kahramanlıktan sıfıra, sıfırdan kahramanlığa
-
Ferhat Uludere - 22.05.2012
Tiyatroyu ve eleştirmenleri eleştirmek
BENİM TARAFIM
Barbaros Altuğ - 22.05.2012
Altın gümüş pırlanta...
-
Akın Özçer - 22.05.2012
Kaya gibi sağlam bir sorun
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 22.05.2012
Keskûsorûzer!(*)
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Ayça Örer - "Selim Badur: ‘Domuz gribinden korkmayın’" başlıklı köşe yazısı
22.05.2012 11:00:57