
Ne kadar artiz bir memleket olduk değerli okur, fark ettiniz mi?
Hele ki bu twitter’lar çıktı, popülerlik ekmek, gazete gibi günlük, hatta anlık bir hâl aldı, herkeste bir sağduyu, hayvan hakları, insan hakları, bilemedin kan anonsları, evsizleri koruma şeyleri ve elbette Hrant Dink duyarlılığı.
Normal şartlar altında Kürtler ve Kürtçülüğe şevkle öfkelenen modern görünümlü aşırı milliyetçiler, önlerinden kırmızı yıldızlarıyla siyah bir araba geçse gözyaşlarıyla “Sas Duruş”ta bekleyenler, twitter’ın en moda sağduyu hareketi olarak Hrant Dink davasını an be an takip etti, kararlara sinirlendi filan.
Yapsınlar elbette. Karşı çıksınlar elbette. Değil mi ki burası önce asıp sonra kahraman ilan edenlerin memleketidir, bu alışkanlıkla kendi yağımızda kavrulmaya devam ederiz vesselam.
Dün bir dolmuşa bindim; şoförün yanındaki koltuğa bir genç oturdu. Çok esmer, çekingen ve acemi görünüşlüydü. Yaşı da taş çatlasın on yediydi.
Sağ yanağından süzülen gözyaşı ilerlerken siyahlaşıp katılaşmış ve böyle nohut büyüklüğünde tam üst çenesine toslamış şoför (nedense bu tip bene sahip insanlara karşı içimde ilkokuldan kalma bir şüphe vardır) herkes inip de üçümüz arabada yalnız kalınca (ben arkalara doğru oturuyorum) yanındaki gence “Sen nerelisin” diye sordu. Oğlan anlayamayışını bile anlatamayınca haso Kürt olduğunu düşündüm. Şoför de “Neredensin” diye bağırarak anlaşılır olmaya çalıştı (her Türkçe bilmeyen sağır doğar).
Yazının devamını okumak için tıklayın.