İstanbul’a kar yağmadan Türkiye’ye kış gelmez denir ya; bizim için de öyledir, Paris-Nice başlamadan bahar gelmez.
Paris-Nice baharın müjdecisidir.
(Hoş, şu anda bu yazı yazılırken dışarıda kar yağıyor. Üstelik mevsimin ilk karı yağıyor... Immanuel Wallerstein’ın kült kitabı gibi, Bildiğimiz Dünyanın Sonu galiba.. Kurduğumuz her cümle, kısa bir süre sonra, başkasına gerek yok. Kendi kendini yalanlıyor...)
Benim en sevdiğim yarışlar “Bahar Klasikleri”dir. Geçen cumartesi Dağ Filmleri Festivali’nde mahşerî (!) bir kalabalığa (sanırım 20-30 kişi filandı) karşı yaptığımız söyleşide de söyledim. Bir haftalık ya da tek günlük yarışlar bisikletin doğasına daha uygun. Fransa, İtalya gibi büyük turlar çok stratejik, çok endüstriyel ve manipülasyona daha açık.
Paris-Nice pazar günü, 22 takımda yarışan 176 sporcuyla başladı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.